Psikoloji

Yeme Bozuklukları Nedir? Çeşitleri ve Tedavisi ?

Yeme Bozuklukları Nedir? Yeme Bozuklukları Çeşitleri ve Tedavisi Nelerdir ? Günümüzde teknolojinin gelişmesi ve sosyal ağlarla insanların birbirini sıklıkla takip etmesi üzerine zayıflık ve ideal ölçüler manken gibi olma popüler bir trend haline gelmiştir. Özellikle de kadınları ve kız çocuklarını etkileyen bu manken ölçülerine sahip olma arzusu kişinin aslında normal kiloda olmasına rağmen daha çok zayıflamak istemesine ve yemek yemeyi reddetmesine kadar varan oldukça ciddi bir psikolojik bozuktur. Bazı vakalarda kişiler günlerce sadece sıvılarla beslenir ve yemek yemezler. En sonunda vücut direnci düşerek hastaneye kaldırılma ve hatta ölüme bile uzanan sonuçlara neden olabilen bu bozukluk yazımızın konusu olacaktır.


Yeme bozuklukları iki ana başlık halinde incelenmektedir. Kısaca konuya giriş yapacak olursak beden ölçüleri ve beden ağırlığıyla aşırı derecede uğraş halinde olma bununla birlikte de kişinin yeme davranışlarda değişikik göstermesi olarak tanımlanabilir. Başlıklarımızda ilki Anoreksiya nervoza diğeri de Bulimiya nervoza olarak adlandırılır. Bu iki yeme bozukluğu aynı anda aynı kişide görülebilen iç içe geçmiş bozukluklardır. Yeme bozuklukları sıklıkla geç ergenlik döneminde ve genç yetişkin kadınlarda görülen oldukça da önemli bir problemdir. Kronik ve tekrarlayıcı olabilir. Bu iki yeme bozukluğuna ek olarak bazı kişilerde tıkanırcasına yemek yeme davranışı da görülmektedir. Bu yeme bozukluğu da incelenmesi gereken bozukluklar arasında yer almaktadır.

1.Anoreksiya Nevroza

Yeme bozuklukları kümesinde yer alan Anoreksiya Nevroza genellikle 12-18 yaş aralığında başlayan ve kilo alma korkusu nedeniyle bilinçli olarak isteyerek aşırı derecede zayıf kalan çabaları içeren bir bozukluktur. Bu hastalar genellikle okul başarısı yüksek ve mükemmeliyetçiler kişilerden oluşmaktadır. Bir kısmı hastalıktan önce normalin hafif üstünde bir kiloya sahip olmaktadır. Anoreksiya Nevroza bir diğer şekild tanımlanacak olursa vücut ağırlığının sağlıklı normların %85 ‘inin altına düşmesine yol açacak kilo kaybı, büyüme devam ederken uygun ağırlığa erişmeyi reddetme, kilo almaktan ve zayıf olmasına rağmen şişmanlamaktan yoğun korku, beden imgesinde ve beden biçimini algılamakta bozukluk olarak açıklanabilir.

Yeme bozuklukları hastalığının başlangıç evresinde ilk göz çarpan şey yeme alışkanlıklarında yaşanan değişimlerdir. Örneğin kalabalık alanlarda yemek yememe, evde sofraya oturmama, çok sıkı diyet yapma özellikle yağlı karbonhidratlı yiyecekleri tamamen yemekten uzak durabilirler. Ancak bu yemekten kaçınma davranışlara tezat olarak kişinin yiyeceklere aşırı ilgi göstermesi, başkaları için yemek hazırlama ve yemek tarifleri toplama gibi davranışlar sergileme ve beslenme konusunda detaylı bilgi sahibi olma durumu dikkat çeker.


Hastalığın en belirgin özelliklerinden birisi de hastanın zayıflığına karşı kendisini fazla şişman veya her an yemek yerse şişmanlayacığını hissederek yemek yemekten kaçınmasıdır. Kişinin kilo kaybı yakınlarını kaygılandıracak kadar bile olsa hasta daha da çok kilo vermesi gerektiğine inanmaktadır. Bu durum sonucu kadınlarda aybaşı başlamaması veya kesilmesi görülebilir. Aybaşı kesilmesi sadece bu hastalık için değil diğer yeme bozukluğu türlerinde de görülebilmektedir. Hastalık ergenlik döneminde başlamış ise cinsel gelişim geriliği beden anormalileri yaşanabilir.

Anoreksiya Nervoza Hastalarındaki Genel İnançlar

  • Hastalar kilo almaktan çok fazla korkar ve genellikle yemek yemeyerek ileri derecede zayıf kalmayı başarırlar. Yaş ve boy uzunluğu göz önüne alındığında beklenenden daha düşük bir vücut ağırlığı olmasına rağmen kilo almaktan veya şişmanlamaktan aşırı derecede korkar.
  • Kişi bulunduğu yaş grubu ve boy uzunluğu açısından normal kabul edilen en düşük vücut ağırlığını ya da bu vücut ağırlığının biraz üzerindeki bir değeri kendisi için uygun bulmaz ya da kabul etmez.
  • Kişinin vücut ağırlığını ya da vücut şeklini algılayışında bozukluk vardır. Kişinin kendini değerlendirişinde vücut ağırlığı ya da vücut şekli, olağandan çok daha fazla ve anlamsız ölçüde bir yer kaplar veya o anki vücut ağılığının düşük olmasının öneminin farkına varamaz. Hasta bir dahi bir kemik haline gelse dahi kendini zayıf olarak algılamaz üstelik şiman olduğunu kanıtlamaya çalışır.

Anoreksiya Nervoza hastalığı hakkında daha fazla bilgi için tıklayabilirsiniz.

2.Bulumiya Nervoza

Aşırı yemek yeme ve çıkarma hastalığı olarak adlandırabileceğimiz bu hastalık türü de yeme bozuklukları kategorisinde incelenmektedir. Belirli dönemlerde gelen aşırı tıkınma isteği, kilo alma ve bir taraftan da kilo almayı durdurmaya yönelik yapılan çıkarma-kusma davranışlarının görüldüğü bir bozukluktur. Bu hastalar çok fazla yemek yiyerek şişman olan hastalardan farklıdır. Kişi, çok fazla yeme atağı geldğinde tüm karşı koymalarına rağmen, korkularına ve üzüntüsüne karşın aşırı tıkınma isteğine engel olamaz. Kilo alımına engel olmak için yediği yemeği kusar, iştahı azaltıcı ilaçlar ve idrar söktürücü haplar kullanır. Gerçekte fazla kilolu olmasa dahi kilo alınca bu kişiler sürekli yakınır.

Bulimiya nervoza hastalarında güzellik ve beden ağırlığı ile aşırı zaman geçirme kafa yorma hali vardır. Bu hastalar hayatlarının çok büyük bir kısmını yemek ve yememek arasında kararsızlık yaşayarak geçirir. Yeme isteği öyle çok şideetli hissedilir ki bir yandan gizlice yerler ve sonra gider çıkarırlar. Çıkarma işleminden sonra tekrardan yemek yerler. Hastaların kimisi yiyecek türüne bakmaksızın sadece yemek için yer. Kişinin kendisi bile kenidi bu tür yemek yemekten dolayı suçlar, eleştirir hatta kendini iğrenç bile bulabilir. Bu tip hastalar sürekli, çökkünlük duygulanımı içindedir.

Bulimiya hastalarında görülen bir başka belirti ise dişlerde çürüme, parotis bezinde büyümedir. Hastada parmak atarak kendini kusturma yüzünde el sırtında nasırlaşma gözlenebilir. Yine Anoreksiya hastalarında görüldüğü gibi kadınlarda aybaşı kesilmesi yaşanabilir. Yeme bozuklukları arasında yer alan Bulimiya nervoza nöbet halinde gelen yıllar boyunca pek çok yineleyen bir bozukluktur. Bulimiya hastalarında aşırı derece bir zayıflık yaşanmasa dahi uzun süreli ve gidişi pek de iyi olmayan ciddi bir bozukluktur. Anoreksiya kadar olmasa da belirli durumlarda ölüm riski yine bulunmaktadır.

Bulumiya Nervoza Hastalarındaki Belirtiler

Bulimiya nervoza  aşırı miktarda, adeta patlayıncaya dek, tıkanırcasına krizler halinde tekrarlayan yeme nöbetlerinin olduğu bir rahatsızlıktır.

  • Hasta belirli zaman dilimi içinde, birçok kişinin yiyeceği besin tutarından çok çok fazlasını yiyebilir. Bu yeme atağı yaşanırken yemek yeme davranışı konsunda hastada kontrol yitimi hissi (yemeği biteremeyeceği, yemek miktarında fazlaya kaçarak yemeği sonlandıramayacağı hissi) gerçekleşir.
  • Hasta kilo almamak uğruna bilinçli olarak kusma, dışkı yapmayı arttırıcı veya idrar söktürücü ilaçlar veya kürler kullanılır. Bununla birlikte zayıflatıcı yan etkileri bulunan ilaçları kullanmaya başlar. Yemeği ve abartılı tıkınmayı kendine yasaklamaya çalışır ya da normalin çok üstünde aşırı fiziksel faaliyet veya yoğun fiziksel hareketleri tarzında pek uygun sayılmayan durumu telafi etmeye yönelik davranışlar gösterir.

Bulimia Nevroza Nedir? Belirtileri ve Tedavisi başlıklı makalemizi okuyabilirsiniz.

Yeme Bozukluklarının Nedenleri

Yeme bozuklukları nedenleri konusunda bir tek neden bulunmayı birbirini etkileyen ve en sonunda bu bozukluklara sebep olan birçok neden yer almaktadır. Bunlar biyolojik ve sosyokültürel nedenlerin birleşiminden oluşmaktadır.

Genetik nedenler: Bu konuda yapılan aile ve ikiz çalışmaları sonucunda genetiğin yemek bozuklukları üzerinde ciddi bir etkisi bulunduğu saptanmıştır.

Sosyokültürel nedenler: Toplumda bazı statülerde ve gruplarda yemek bozuklukları daha yaygın görülmektedir. Mesela meslekleri gereği zayıf kalmak zorunda kalan atletler, modeller, mankenler, dansçılar gibi. Bunun yanı sıra psikolojik bozuklukları olan depresyon, madde bağımlılığı ve alkolizm konusunda sorunlar yaşayan kişilerde bozukluk daha yaygın olmaktadır.

Ergenlik dönemi : Bu dönemde beden ölçüleriyle aşırı meşgul olma vücut hoşnutsuzluğunu da beraberinde getirmektedir. Özellikle kadınlarda daha zayıf olma hayali bu dönemde etkin rol oynamaktadır. Buna bağlı olarak kadınlar özellikle ergenlik döneminde aşırı diyet yapıp yemek yemekten uzak durabilirler. Bu durum yetişkinlikte de devam edip ciddi yeme bozukluklarına sebep olabilmektedir.

Diyet Yapma: Diyet yapmanın yeme bozukluklarına yakalanma riskini artırdığı tespit edilmiştir. Çok sıkı diyet programları hazırlanması ve uygulanması sonucunda aşırı yemek yeme sounu ortaya çıkabilmektedir.

Vücut hoşnutsuzluğu: Vücut ölçüriyle aşırı ilgilenme ve diyet yapmaya meyilli olma durumu beden ölçülerini beğenmeme ve sonrasında yeme bozukluklarına yakalan riski konusunda çok önemli risk taşımaktadır.

Yeme Bozukluklarının Tedavisi

Yeme bozuklukları hangi türde olursa olsun kişinin hayatını tehlikeye sokabilecek boyutlara varabilen hastalıklardır. Bu hastaların birçoğu tedaviden kaç ve direnç göstermektedir. Yeme bozuklukları başta pek sorun yaratmıyor gibi görünsede sindi ve yavaş ilerlemesi bakımında ani sağlık problemlerine sebep olabilmektedir. Bu durumda aile desteği ve hekim desteği büyü önem taşır. Tedavide iki amaç vardır. Öncelikle hastanın beslenme bozukluğu düzeltilmeye çalışılır. Sonrasında ise çıkarma ve bozuk yeme düzeni normal hale getirilmesi için çalışılır. Bu bozukluklardaki temel neden sadece hastanın aşırı zayıflı değil bununla birlikte algısındaki bozulmalar, yanlış inanç ve düşünceler, gerçekdışı beklentiler de iyileştirilmeye çalışılmalıdır.

İlaç tedavisi: Bu alanda en yaygın kullanılan ilaçlar antidepresan türündeki ilaç gruplarıdır. Ancak bu tek tedavi olarak başarısz kalmakta olup ek tedavi yönetmleriyle daha işe yarar olmaktadır.

Beslenme tedavisi: Besin tedavisinde amaç hastanın yiyeceklere karşı olan tutum ve inançlarını değiştirmektir.Tedavi öncesi ağırlık ölçümü ve beslenme hikayesi alınarak kişiye uygun beslenme tedavisi planlanır. Hastaların çoğu tedavide ağızdan besin alabilmekte olu çok az bir kısmında ek özel gıdarla ve yöntemlerle beslenme işlemi yapılmaktadır.

Psikolojik destek: Yeme bozukluklarında en çok bilişsel davranışçı terapi yolu kullanılmaktadır. Bu yöntemle hastanın kilo konusundaki gerçekdışı düşüncelerinin değiştirilmesi ve beslenme konusundaki beklentileri sağlıklı insan modeline getirilmeye çalışılır. Kilo ve yeme konusunda hastanın düşüncelerinde yenilenme süreci başlatılır. Aynı zamanda terapi metoduyla hastanın geçmişte çözülemeyen problemleri, arkadaş ilişkileri ve aile sorunları da ele alınarak sorunları çözülmeye çalışılır.


Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın


Başa dön tuşu
Kapalı