Yazın Klima Kullanımı ve Sağlık Üzerine Etkisi

Yazın Klima Kullanımı ve Sağlık Üzerine Etkisi
28.06.2019
75
A+
A-

Yazın klima kullanımı konusuna değinirken, klima cihazlarının çok ilgi görme nedenine de değinmemiz gerekiyor. Özellikle iklimi sıcak coğrafyalarda serinlik sağlaması açısından oldukça ilgi gören bir soğutma sistemidir. Bu soğutma sisteminin mekanik yapısı içerisinde, R-134A gazı ve muadili gazlar kullanılmaktadır. Kompresörden basılan basınçlı gaz dış üniteden basılır, ve valflerle sıkıştırılan gaz, iç ortamdan soğuyarak ısı alır. İç ortamı, konfor sıcaklığı olarak kabul edilen 20-24 santigrat derece sıcaklıkta tutmaya çalışan bir mekanizması vardır. Soğutucu akışkan gaz, kapalı bir devrede sürekli olarak devri-daim eder ve soğutma işini yapar.

Klima sistemini buzdolabı çalışma sistemine benzetebiliriz. Bu noktada, oda için, buzdolabının iç mekanına benzetilebilir. Buzdolabı da iç havası ile dış hava arasında izolasyon sağlamayı gerektirir. Dolabın içindeki hava soğutulur ve besinlerimizi bozulmaktan korur. Bu noktada bilinmesi gereken şey, soğutucu akışkan gazının kapalı bir devrede dolaşması ve dış ( oda havası) ile temas etmemesidir. Ancak klimanın sağlık açısından etkilerine baktığımızda; klima oda içindeki havayı alıp soğutmaktadır. Dolayısı ile iç ortamdaki havayı defalarca alıp geri vermesi, birçok bakterinin ve virüsün artı kötü kokuların işlenmesi demek oluyor. Bayatlayan hava, soğuk olsa bile sağlığı bozabilir. Klimalar aynı havayı alıp soğuttukları için sağlıklı değildir.

Klimanın sağlık üzerinde etkisi

Klimanın sağlık üzerinde olumsuz etkileri vardır. Aynı havayı soğuttuğu için bakterilerin ve virüslerin solunmasına aracı olabilir. Oda içindeki oksijen oranının düşmesini sağlayabilir. Yeterince dış ortamdan izole edilmiş ortamlarda çabuk soğutma yapabilen bu mekanik cihazların, ortam havasını istenen sıcaklığa getirme dışında bir yararlı yoktur. Klima kullananlar 7/24 klima çalıştırdıklarında ve havayı değiştirmediklerinde bağışıklık sistemlerine solunum sistemlerine zarar verebilirler. Daha çabuk hastalanabilirler. Oda içi sıcaklık 24 derece iken, dış ortamın 40 derece olduğunu düşündüğümüzde ani hava değişimlerine maruz kalan bünyemizde vücut sıcaklık dengesi de bozulur.

Klima ilk çalıştırıldığında çıkan dışarı gaz zararlı mıdır?

Klima ilk çalıştırıldığında herhangi bir soğutucu akışkan gazı ortaya çıkmaz. Bu gaz tamamen kapalı bir sistemdedir. Gazın azalması, tertibattaki kaçaklar nedeni ile olur. Dolayısı ile klima ilk çalıştırıldığında ortaya çıkan gaz, yine klimanın içeriden çektiği havadır.

Klimanın sağlığımızı etkilememesi için doğru kullanımı Nasıl Olmalıdır?

Klimalar, özellikle yaz aylarında ani sıcaklık değişimlerine yol açtıkları için, bağışıklık sistemini zayıflatıcı bir etkiye sahiptirler. Sık sık ev ofis ve dışarı arasında mekik dokuyan insanlar, bu değişime ayak uydurmakta zorlanır. Klima altında uyuyakalanlar, kendilerini çok yorgun, bitkin hissedebilirler. Gece boyunca taze oksijen almadıkları için, iç havayı sürekli soludukları için bu sorun ortaya çıkar. Sağlık açısından bakıldığında mukoza zarı sertleşmesi, çeşitli sinüzit enfeksiyonları, göz kuruması, gözlerde şişme ve kızarma gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Yapılan çalışmalar, sürekli olarak yaz aylarında klima altında çalışan insanların, solunum sorunları ile mücadele ettikleri tespit edilmiştir. Böyle ortamlarda viral enfeksiyonlar çok rahat bir şekilde üreyebilirler.

Klimalarda serpantinlerde biriken nem ve küfler üzerinde binlerce bakteri, yine hava üfleme yolu ile içeri verilmektedir. Bu da klimanın sürekli olarak temiz tutulması ile önlenebilir. Lejyoner hastalığı ve Zatürre hastalığı klima önünde çok uzun süre kalanlarda daha çabuk gelişir. Klimaların soğuk havası, cildinizi kurutabilir. Klimalar alerjik reaksiyonlara da yol açabilir. Yeteri kadar bakım ve temizliği yapılmadığında, toz bakteriler ve küfler bu tür alerjilerin gelişmesi için zemin oluşturur. Havanın kuru olması dolaşım sistemimizde sorunlara yol açar, mesela hipotalamus zarar görür ve bu yüzden bağışıklık sistemimiz zayıflar. Bu zararları önlemenin yolu; klimayı dış ortam çok sıcak iken, ayarları çok soğuk derecelere getirmemektir. Örneğin dışarısı 40 derece iken klimayı 18 dereceye getirmemek gereklidir. Bu seviyeyi 24 derece olan konfor sıcaklığına getirmek, hem vücuda daha az zarar verir, hem de kompresörün sürekli çalışmasını önler.

Klimalar Dışarıdan Temiz Hava Getirir mi?

Klima, yazının başında da ifade ettiğimiz gibi, bir buzdolabının gelişmiş bir versiyonudur. Dolayısı ile odanızın içini, bir buzdolabının içi gibi düşünün. Her kapıyı açtığınızda az miktarda hava değişimi olur. Sıcak hava soğuk ortama akar, klima bu havayı da soğutmak ve ortam sıcaklığını istenen ayara getirmek için daha fazla çalışır. Eğer kapıyı açık bırakıp klimayı çalıştırırsanız, daha temiz hava alırsınız ama bu kez de klima kompresörü zorlanır. Dinlenme moduna geçmeden sürekli çalışır ve arıza verir. Bunu çözmek için, klimayı daha az süre çalıştırmanız önerilebilir. Kalabalık ortamlarda herkesin oksijen alıp karbondioksit verdiği dar alanlarda klima kullanmak sağlık açısından son derece risklidir. Verilen CO2 gazı da yine odaya soğutulup geri verilir. Odadaki oksijen daha hızlı tükenir. İnsanların vücut sıcaklığının 30 derece olduğu kabul edilirse, her bir insan, bir ısıtıcı olarak düşünülebilir. Klima 30 derece sıcaklık yayan vücudu soğutmak için ek yük alır. Bir odada 1 kişinin bulunmasıyla harcanan performans ile 10 kişinin bulunmasıyla harcanan performans arasında büyük farklar vardır.

Karbondioksiti Dışarı Atmak

Uzay istasyonlarında kullanılan özel yapım klimalarda, solunan havayı temizlemek yüzde yüz olmasa da belli bir başarıya ulaşmıştır. Sistem içerisinde, karbon dioksit gazını havada yakalayan, tutan ve dışarı atan mekanizmanın tasarımı, halka arz edilen klimalarda kullanılmaz. Çünkü çok pahalı bir teknolojidir. Klimalar dizayn edilirken, termodinamik kanunlara riayet edilerek soğutma makinesi olarak tasarlanırlar. Ortam havasının boyutuna göre, yani odanın boyutlarına ve içinde barındırdığı hava hacmine göre, izolasyon yapılıp yapılmadığına göre BTU ( British Thermal Unit) olarak bilinen enerji birimi ile farklı değerlerde klimalar üretilir. Üretimde amaç enerjinin form değiştirmesidir. Isı transferini sağlamak, sıcak havayı akışkanlar kullanarak soğutmaktır. Ortamdaki oksijen harici zararlı gazları emmek ve bir noktada toplayıp dışarıya atmak ise pahalı bir teknoloji olduğundan, halka arz edilen soğutma sistemlerinde kullanılmazlar. Olsa olsa daha az elektrik harcayan sistemler geliştirilebilir. Ya da Kompresör boyutu büyütülerek ve akışkan gazın gramajı arttırılarak, 2 iç ünite ve 1 dış ünite ile beraber, ucuz sistemler üretmek mümkündür. Bir klima fiyatına 2 klima gibi bir reklam sloganı ile kazanılan para miktarı arttırılabilir. Tüm amaç ekonomik kazancı maksimum seviyeye çıkarmaktır. Üretimde de göz önüne alınan, sağlıklı klima üretmek değil, az harcayıp çok hava soğutan ve çok para kazandıran sistemler araştırılır.

Klima Baş Ağrısı Yapar mı?

Klimanın 2 temel fonksiyonu vardır. Birisi havayı soğutmak ikincisi havadaki nemi almaktır. Havadaki nem mümkün mertebe azaldığında baş ağrıları ortaya çıkar. Bunun için klima önünde uzun zaman geçiriyorsanız odayı nemlendirmek için bir bardak suyu masanızda hazır tutmanız yararlı olabilir. Geceleri uyandığınızda dehidrasyonu önlemek için, sık sık su için.

Klima İç Mekandaki havayı Temizler mi?

Klima tasarım amacını referans aldığımızda, klimaların böyle bir görevi yoktur. Onlar sadece havayı ısıtır veya soğuturlar. Yaz ve kış aylarında beklenen konfor sıcaklığında tutmaya çalışırlar. Bazı görüşlere göre, sadece fan çalıştırılarak, klimanın içeriye taze hava getirdiği görüşü yanlıştır. O fan, soğutulmuş iç havayı içeriye basınçlı üflemesi için koyulmuştur. Dolayısı ile iç havayı temizlemezler, aksine daha fazla alerjen oluşmasına neden olurlar.


YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.