Obsesif Kompulsif Bozukluk Nedir? Belirtileri-Tedavisi?

Obsesif Kompulsif Bozukluk Nedir? Belirtileri-Tedavisi?
09.08.2019
27
A+
A-

Halk arasında genellikle takıntı hastalığı olarak bilinen ve belirli konularda takıntılı davrananlara yakıştırılan obesesif kavramı aslında psikiyatride Obsesif Kompulsif Bozukluk olarak adlandırılmaktadır. Takıntı veya diğer anlamıyla saplantı bozukluğu kişinin günlük hayatını zorlaştıran bir durumdur.

Obsesyon kelime anlamıyla saplantı ya da istenç dışı anlamına gelmektedir. Obesesif dediğimiz kavram ise takıntılı, saplantılı ve bilinçli olarak zihinden atılamayan inatçı bir şekilde yineleyen düşünce anlamına gelmektedir. Bu takıntılar aslında kişinin inançlarına, görüşlerine, ahlak anlayışına ters düşen kabul edilemeyen dşünceleden oluşmaktadır. Bir başka şekilde tanımlayacak olursak saplantılı düşünceler kişinin zihninden geçen kendi düşünceleri olmayıp zihin ürünü olarak kişiye yabancıdır. Kişide bu durumun farkındadır.

Kompulsiyon kavramı ise kelime manası bakımından zorlantı anlamına gelmektedir. Kompulsif kavramı aslında bir düşünceden çok davranış biçimidir. Ancak kişi istemede bu davranışarı yapmaya kendini zorunlu hissederek yapmaktan kendini alıkoyamaz. Kompulsiyon kişide var olan saplantılı düşüncelerin zihinden kovulması amacıyla istemdışı olarak yapılan davranışlar bütünüdür. Kompulsif davranış kişide istemsiz olarak sürekli tekrar eden davranışlardan oluşur. Aslında temelede saplantılı düşüncelerden kurtulmak amacıyla yapılan bu takıntılı davranışlar zamanla istemsizce sürekli yapılan ve engellenemeyen bir hale gelir. Bu nedenle de biz Obsesif kompulsif bozukluk bu iki kavramın birleşmesiyle oluşan “takıntı-zorlantı bozukluğu” olarak adlandırmaktayız.

OKB’nin Toplumda Görülme Sıklığı

Obsesif Kompulsif Bozukluk hastalık türünde bazı hastalar hekime başvurmadan kendi çabalarıyla baş etme yolları uygularlar. Bu nedenle de kliniğe başvuru oranı gerçekte hasta olanların gizlenmesi sebebiyle daha az görünmektedir. Bunun nedeni bu hastalık tarafından küçümsenmekten korkma ve utanma gibi nedenlerden dolayı hastalığı kimseyle paylaşmama ve sosyal ortamlardan uzak durmadır. Birçok kişi tarafından hastalık gizlendiği için toplumda görülme sıklığı araştırmaları zor olmaktadır. Ancak yapılan araştırma sonuçlarına göre obesesif kompulsif bozukluğun kişide yaşam boyu görülme olasılığı  %2.3 oranında bulunmuştur. Bununla birlikte kadınlarda erkeklere oranla risk daha fazla saptanmıştır.

Obsesif Kompulsif Bozukluk Nedenleri

Obsesif kompulsif bozuklukların nedenleri konusunda yapılan araştırmalardan kesin bir sonuç olmamakla birlikte ortak görüş biyolojik ve çevresel etkenlerin birleşiminin etkili olduğu yönündedir. Özellikle genetik bileşenlerin ön planda olduğu varsayılmaktadır. Yanı sıra psikolojik faktörlerinde obsesif kompulsif bozuklukların gelişmesine neden olduğu ifade edilmektedir. Genel olarak iki ana başlıktan hastalık nedenleri incelenmektedir.

Biyolojik ve genetik faktörler: Obsesif kompulsif bozuklukların biyolojik temelli olduğu yaklaşımları beyinyapısının belirli bölgelerindeki fonksiyon bozukluklarına odaklanmaktadır. Manyetik rezonans görüntüleri ile gerçekleştirilen araştırmada bu görüşü destekleyen bulgulara ulaşıldığı ifade edilmektedir. Beyin ile ilgili olduğunu destekleyen başka bir araştırmada ise OKB olan ve olmayan bireylerin ondan fazla beyinsel metabolik farklılığının olduğu ve bu farklılığın beyin anormallikleri ile açıklanabildiği belirtilmiştir. Obsesif kompulsif bozuklukların diğer bir nedeni olarak gösterilen genetik etkiye ilişkin araştırmalarda obsesif kompulsif bozukluğu olan ebeveynlere sahip bireylerde obsesif kompulsif bozukluk görülme olasılığının onda bire kadar daha fazla olduğu ifade edilmektedir. Başka bir araştırmada birinci derece akrabalarında OKB olan bireylerin yüzde onunda OKB görüldüğü ifade edilmiştir. Genetik faktörlerin etkisine ilişkin ikiz bireyler üzerinde yapılan çalışmada obsesif kompulsif davranışların birlikte görüldüğü ve aileden kaynaklı genetik faktörlerin de etkili olduğu tespit edilmiştir.

Psikososyal faktörler: Obsesif Kompulsif Bozukluk hakkında psiko-sosyal yaklaşımda aile ve topluma ilişkin açıklamalara yer verilmektedir. Ailesel faktörler obsesyon ve kompulsiyonun kalıcı olması ve çocukta da gelişmesine neden olabilir. Zira çocuklar ailelerine bağlıdır ve model alma nedeniyle ailedeki kompulsif davranışlardan olumsuz yönde etkilenebilmektedir. Ailesel faktörlerin OKB ile ilişkisine yönelik çalışmalara göre aile etkileşimi, konaklama ve aile katılımı çocuklarda obsesif ve kompulsif bozuklukların gelişiminde önemli düzeyde etkili olmaktadır. Ebeveyn ile çocuk arasındaki etkileşim, çocuğun ebeveynlerle birlikte zorunlu konaklaması ve ebeveynlik davranışları davranışlarının çocuğun OKB’si ve tedavi sonuçları üzerinde doğrudan etkisi olduğu konusunda bir fikir birliği vardır.

Obsesyon Türleri

Obsesyon genel olarak bireyin kendisine sıkıntı verdiği ve mantıksız olduğunu bildiği halde düşünmekten alıkoyamadığı, inatçı, tekrar edici bir şekilde zihinde tekrarlanan düşünsel yaşantılar olarak tanımlanmaktadır. Obsesyon türleri bakımında çok zengin bir içeriğe sahiptir. Bu obsesyon türlerine birlikte bir bakalım.

Temizlik-Bulaşma Kirlenme: En yaygın obsesyon türü olan kirlenme obsesyonu hastalık tehdidi algısı ile birlikte bulaşma endişesini taşımaktadır. Örneğin tuvalette üzerine idrar sıçramış olması, el sıkışma veya ortak kullanım alanlarında herkesin dokunduğu nesnelerden mikrop bulaşması düşüncesine dayanmaktadır. Bu düşünce hastalık tehdidi ve korkusunu beraberinde taşıdığında obsesif bozukluk durumu söz konusudur. Kirlenme, bulaşma, temizlik obsesyonu olan bireyler başkalarının eşyalarına dokunmaktan çekindiği gibi onlarla temas halinde olmaktan da çekinir. Kirlenme obsesyonu devamında temizlik kompulsiyonunu da birlikte getirmektedir. Zira bulaşma/kirlenme obsesyonu olan bireyler kendilerini temizlikten alıkoyamazlar.

Kuşku: Bireyin eylemlerinden emin olamaması ve kuşku duyması olarak tanımlanabilir. Örneğin evden çıktıktan sonra kapıyı kilitlediğinden emin olamaması bir kuşkudur. Ancak obsesif bozukluk olarak tanımlanabilmesi için bunun hemen her durumda olması ve ardından bu kuşkuyu gidermek için veya tehlikeyi önlemek için kompulsiyon gelişmesi gerekmektedir. Kirlenmeden sonra en sık rastlanan obsesyon olarak bilinmektedir. Kuşku obsesyonu olan bireyler eylemlerinden sürekli olarak emin olamama durumuyla karşı karşıyadırlar. Zihinlerindeki bu şüphe nedeniyle eylemlerin sürekli olarak ve tekrar tekrar kontrol etme eğiliminde olduklarından kuşku obsesyonuna kontrol kompulsiyonu eşlik etmektedir. Kontrol etmediklerinde ise duydukları kuşku nedeniyle sürekli olarak huzursuzluk ve kötü bir şey olacakmış inancını taşımaktadırlar.

Zihinsel geviş getirme(Ruminasyon): Zihinsel geviş getirme olarak da tanımlanan ruminasyon zihindeki olumsuz düşüncelerin sürekli tekrarlanmasını ifade etmektedir. Bu nedenle bireyin olumsuz duygulardan kurtulması engellenmekte ve depresif süreçler daha uzun sürmektedir. Zihni meşgul eden olumsuz düşünceler bütün engelleme ve reddetmelere rağmen sürekli tekrarlanmaktadır.

Kompulsiyon Türleri

Kompulsiyon sürekli tekrarlanan, amaçlı fakat anlamsız davranışlardan oluşan istemsiz davranışlar bütünüdür. Bu nedenle yaşam kalitelerinde ciddi bozulmalara neden olmaktadır. Obsesif Kompulsif Bozukluk yaşayan kişilerde farklı farklı çok çeşitli kompulsiyon türleri yer almaktadır. Bunlara bakacak olursak:

Temizlik: Kirlenme ve bulaşma obsesyonunun neden olduğu temizlik kompulsiyonu sürekli olarak el, vücut, gıda, ev temizliğiyle belirgindir. Temizlik süresi kısa veya uzun olmakla birlikte kullanılan temizlik malzemeleri ve sürekli tekrarlanması nedeniyle kompulsif bozukluk olarak kabul edilmektedir. Temizliğin süresi ve sıklığı kompulsif bozukluğun düzeyini göstermektedir. Temizlik kompulsiyonu halk arasında temizlik takıntısı olarak da bilinmektedir. Birey mikrop bulaşma veya hastalık korkusuyla  sürekli temizlenme kompulsiyonu geliştirir. Temizlik kompulsiyonunda misafirler ayrıldıktan sonra evin her köşesini temizleme, eve her gelişinde kıyafetlerini, ellerini sürekli yıkama, sürekli banyo yapma, banyo ve tuvaleti sık sık ve uzun süren çabalarla temizleme şeklinde davranışlar gözlenmektedir.

Kontrol:  Kontrol kompulsiyonu tehlikeye neden olabilecek kuşkulu durumların düzeltilmesi amacıyla geliştirilen davranışlardır. Kuşku obsesyonunda ilişkin belirtilen tehlike doğuracak durumlar karşısında bireyin sürekli kontrol etme ihtiyacı ve eylemi söz konusudur. Kontrol kompulsiyonunda kapıyı kilitlememiş olma kuşkusuna ilişkin obsesyon beraberinde kapının kilitli olduğunu kontrol etme davranışı görülmekte; bazen evden çok uzaklaştığı halde geri dönmesine neden olmaktadır. Obsesif kompulsif bozukluğu olan bireylerde bu davranışlar gün içinde birden fazla olmak üzere sürekli olarak tekrarlanmaktadır.

Yavaşlık:  Yavaşlık kompulsiyonu sıralama, simetri ve sayma davranışlarından kaynaklanabileceği gibi kuşku obsesyonu ve kontrol davranışlarıyla da ortaya çıkabilmektedir. Yavaşlık kompulsiyonu kitaplıktaki kitapların sayılması, simetrik olarak yerleştirilmesi ve alfabetik veya başka bir şekilde sıraya dizilmesi gibi sürekli tekrarlanan ritüellerden oluşabilmektedir. Tüm bu eylemler kişinin saatlerini alır ve yavaşlamaya neden olur. Sayma kompulsiyonu bireyin sürekli sayma ihtiyacı hissetmesi veya hemen her işini sayı sayarak yapması şeklinde ortaya çıkmaktadır. Dolabın kapağını üç kez açıp kapatmak, taşıtların plakalarını okumak gibi davranışlar sayma kompulsiyonuna örnek olarak gösterilebilir. Sıralama ve simetri kompulsiyonunda bireyin belirli bir düzen sağlama zorlantısı ile nesneleri sıralama ve simetri sağlayacak şekilde biçimlendirmesi söz konusudur. Bu düzen sağlanamadığında gerginlik başlar, gerginlikten kurtulabilmek için de kompulsiyon sürekli tekrarlanır. Bu davranışlar da kişinin güncel yaşamında yavaşlamaya neden olur.

Obsesif Kompulsif Bozukluk Tedavisi

OKB hastalığına sahip olanların hayatı ciddi anlamda kısıtlanarak kişiye oldukça güç bir hayat ortamı yaratmaktadır. İş hayatı, aile hayatı ve sosyal hayattaki alanlarda bozulmalar ve engellenmeler yaşanmaktadır. Giderek kişiye eziyet veren ve hayatı zehir eden bu hastalık uygun tedavi metotlarıyla kontrol altına alınabilmektedir. Genel olarak iki tür yaklaşım tedavide bir arada kullanılmaktadır. Bu yaklaşımlara bakacak olursak:

İlaç tedavisi

OKB hastalığının özellikle kişinin serotinin seviyesine bağlı bozulmalar yaşattığı bilinmektedir. Bu nedenle de hastaya bu gruptan uygun içerikli ve uygun dozda ilaçlar verilmektedir. Belki tedavinin başlarında hastada bulantı, baş ağrısı, uyku bozukluğu gibi duurmlar yaşanabilir ancak bunların görülme olasılığı oldukça düşüktür. En az iki hafta kullanımdan sonra ilaçların etkisi gözle görülmeye başlar.

Bilişsel- Davranışçı Terapi

Bu tedavi metodunun amacı OKB hastalarının korkularıyla ve yüz yüz gelmekten kaçındıkları durumlarla yüzleştirilmesini sağlamaktadır. Hastaların zihnine gelen anlamsız ve mantık dışı düşüncelerin yapaylığı ve gereksizliği hastaya kazandırılmaya çalışılır. Bu şekilde OKB hastası kişilerin hayatını zorlaştıran unsurlar zamanla azalma gösterecektir. İlaç tedavisiyle birlikte bu terapi yöntemi alındığında tedavi daha çok etkili olmaktadır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.