Psikoloji

Kluver-Bucy Sendromu Nedir ? Belirtileri ve Tedavisi

Tıp literatüründe Kluver-Bucy Sendromu olarak adlandırılan ve çok az kişide görülen bu hastalıkta kişinin gördüğü her şeyi ağzına alma isteği olmasının yanında hiperseksüel ve hiperoralite belirtileri görülmektedir. Bu sendromun ne olduğu belirtileri, kimlerde görüldüğü ve tedavisi hakkında detaylı bilgiler almak için yazımızın devamını okumanız gerekmektedir. Bu ender görülen ama oldukça önemli olan hastalığı yaşayan kişiler için olduğu kadar onlarla birlikte yaşaması gereken kişileri de etkiliyor olması nedeniyle kişi ve çevresi için oldukça zorlayıcı bir durum olarak kabul edilmektedir.


Düşünün etrafınızda elinde tuttuğu kitabı yalayan bir insan var bunun tadının çok güzel olduğunu düşündüğünü ve onu yemek istediğini belirtiyor. Bununla yetinmiyor bir masayı cinsel olarak çekici buluyor ve onunla cinsel ilişki kurmak istiyor bu kişinin davranışlarının oldukça garip olduğunu siz görüyor olsanız da onun için bunlar normal olduğundan birlikte yaşam gerçekten zorlaşmaktadır. Bu kişilerin ayrıca hafıza kayıpları yaşamaları ve çok bildik nesneleri tanımıyor olmaları da yaşadıkları hastalığın bir nedenidir.

Kluver-Bucy Sendromu Nedir?

Beyinde yer alan parietal loblarda yer alan lezyonların düzgün çalışmıyor olması ile ortaya çıkan Kluver-Bucy Sendromu kişinin bu lezyonların düzgün çalışmaması sonucunda sosyal etkileşim, cinsel bozukluk ve hafıza sorunları yaşamasıdır. Oldukça önemli bir sorun olmasının yanında nadir görüldüğü de bilinmektedir. Doğuştan ya da genetik olarak bu hastalığın yaşanma riski yoktur. Bu hastalığı olan kişiler üzerinde yapılan incelemede kafalarına aldıkları şiddetli darbeler sonrası bu hastalığa yakalandıkları görülmektedir. Hastalık kimi zamanda Alzheimer, herpers simpleks ve beyin tümörleri nedeniyle parietal lobların zarar görmesi ile de ortaya çıkabilmektedir.

Çok ender görülen ve etkisi altına aldığı kişinin hayatını ciddi anlamda zorlaştıran bu hastalığın ise günümüzde kesin bir tedavisi maalesef bulunmamaktadır. Bunun yanında çeşitli yöntemler ile hastalığın şiddeti azaltılmakta ve semptomların görülmesinde azalma sağlanabilmektedir.

Kluver-Bucy Sendromu Belirtileri Nelerdir?


Kluver-Bucy Sendromu belirtileri genel olarak her hastada ortaya çıkmakla birlikte hepsinin aynı anda görülmemesi olabileceği gibi kimi insanda ise belirtilerin şiddeti daha az olabilmekte ve hatta bu yakınında ki kişiler tarafından ilk başta anlaşılmamaktadır. Bu nedenle de hastalığın anlaşılmasında zorluk yaşanabilmektedir. Hasta ilk önceleri bunun normal bir durum olduğunu düşünmekte ve ilerleyen zamanlarda ise etrafından tepkiler geldiğinde ise şaşırmaktadır. Hastanın doktora gitmesinin ardından ise yapılan tedavi ile belirtilerin en aza inmesi mümkün olabilmektedir. Kluver-Bucy Sendromu belirtilerini ise şu şekilde saymak mümkün olmaktadır.

  • Yenmesi mümkün olmayan nesnelere karşı duyulan karşı koyulmaz yeme isteği. Halkın içindeyken bile yenmesi mümkün olmayan nesnelerin yalanması ve yenmeye çalışılması.
  • Hiperseksüalite, alışılmadık nesnelerin cinsel olarak çekici bulunması ve kabul edilemez şekilde cinselliğin yaşanması.
  • Duyguların ifade edilmesinde sorunların olması
  • Bazı gıda maddelerinin ve nesnelerin doğru olmayan şekilde yutulması
  • Bazı nesnelerin ve insanların tanınmaması
  • Hafıza kaybı yaşanması
  • Kimi hastalarda konuşma zorluğunun olması ve söylediği şeylerin anlaşılamaması.
İlginizi Çekebilir:  Hamilelikte Anksiyete Bozukluğu

Kluver-Bucy Sendromu Nedenleri

Bu hastalığı yaşayan kişiler her ne kadar etraflarında psikiyatrik olarak sorunları olan bir kişi olarak değerlendiriliyor olsalar da aslında Kluver-Bucy Sendromu bir beyin hastalığıdır. Beyinde sosyal etkileşim, cinsel hayat ve hafızanın kontrolünün yapıldığı pareital loblarda bulunan lezyonların zarar görmesi ile ortaya çıkmaktadır. Zarar gören lezyonların işlevlerini yerine getirememesi sonucunda bu hastalık yaşanmaya başlanmaktadır.

Çok ender görülen bu hastalık neden görülür Kluver-Bucy Sendromu nedenleri incelendiğinde bunun kesin bir şekilde genetik ile bir ilişkisi olmadığı anlaşılmıştır. Sonradan görülen bu hastalık ise kesin tedavisi olmaması ile de rahatsızlanan kişiler için ömür boyunca bu sorunu yaşama gibi istenmeyen bir sonuç ortaya çıkmaktadır. Geliştirilen tedavi yöntemleri sayesinde de hastalığın şiddetinin azalması sağlanmaktadır. Hastalığın ortaya çıkma nedenleri ise şu şekilde sayılabilmektedir.

  • Kişinin kafasına aldığı sert darbeler ile beyinde bulunan pareital lobların zarar görmüş olması
  • Alzheimer
  • Beyin tümörleri
  • Herpes simpleks
  • Beyinde dejenerasyona neden olan hastalıkların yaşanması

Bu nedenler ile ortaya çıktığında Kluver-Bucy Sendromu sorununu yaşayan kişi için artık hayatın geri kalanında bu sorun ile birlikte yaşam başlamaktadır. Kişinin içinden gelen ve karşı koyamadığı elinde ki her şeyi ağzına alma isteği ve aslında cinsel olarak bir anlamı olmayan nesnelere karşı duyulan cinsel istek hayatının gerçek anlamda zorlaşmasına neden olmaktadır.

Kluver-Bucy Sendromu Teşhisi Nasıl Yapılır?

Kluver-Bucy Sendromu teşhisi oldukça zordur, bunun nedeni ise kişinin hastalığın belirtilerini engellemek ve bunun diğer insanlar tarafından fark edilmesini önlemek için özel çaba sarf ettikleri bilinmektedir. Bunun yanında sizde etrafınızda ki kişiler arasında elinde ki her şeyi ağzına alan ve çok garip nesneleri cinsel olarak çekici bulan, evinde yangın çıksa buna karşı ani tepkiler vermeyen, sinirlenmeyen, ölüm olduğu anlarda dahi ağlamayan kişiler olduğunda bu kişilerin mutlaka doktora görünmesini sağlamanız gerekmektedir. Hastalığın teşhisi için şu kontroller yapılmaktadır.

  • Beyin MR’ı çekilir
  • Beyin CT çekilir
İlginizi Çekebilir:  Bipolar Mizaç Bozukluğu

Bu görüntüleme yöntemleri ile kişinin beyninde ki pareital loblarda yer alan lezyonlar incelenir ve bunların doğru çalışmadığı teşhis edilirse de kişiye Kluver-Bucy Sendromu teşhisi koyulur. Bunun ardından ise hasta için uygun tedavi yöntemleri bulunmakta ve kontrol altına alınması sağlanmaktadır.

Kluver-Bucy Sendromu Tedavisi

Günümüzde tıp çok fazla ilerlemiş olmasına rağmen henüz tedavisi mümkün olmayan hastalıklar bulunmaktadır. Bu hastalıklar arasında yer alan Kluver-Bucy Sendromu tedavisi de yoktur. Bu hastalığın tedavisinde kişiye özel yöntemler uygulanmaktadır. Yapılan tedavinin amacı ise kişinin günlük hayatına devam edebilmesinin sağlanması ve toplum tarafından dışlanmadan normal hayatına devam edebilmesidir. Yapılan tedavi sırasında şu yöntemler uygulanmaktadır.

  • Tedavide en etkin yöntem terapi olarak bilinmektedir. Mesleki terapi özellikle kişinin halka açık alanlarda daha uygun davranışlar göstermesinin sağlanması için bu terapilerin etkili olduğu görülmektedir.
  • Bazı nörolojik hastalıklar için kullanılmakta olan ilaçların kullanılması da hastalığın belirtilerinin en aza indirilmesinde ve kişinin normal hayatına devam edebilmesinde etkili olmaktadır.

Uygulanan tedavinin başarısı doktor tarafından kontrol edilmekte ve gerektiğinde yeni ilaçlar tedaviye ekleneceği gibi bazı ilaçlarında değiştirilmesi sağlanmaktadır. Hastanın normal hayatına devam edebilmesi için doktor kontrolünü asla ihmal etmemesi gerekmektedir.

Kluver-Bucy Sendromu Tarihi

Kluver-Bucy Sendromu ender görülen bir hastalık olmasının yanında ilk kez maymunlarda görülmüş olması ise oldukça ilginçtir. İlk kez 1880’li yıllarda maymunlarda görülmüştür. Bunun ardından ise 20. yy ortalarında ise insanlarda da görülmeye başlanmıştır. Bu hastalığı ilk olarak teşhis eden kişiler ise psikolog Heinrich Kluver ve beyin cerrahı olan Paul Bucy olmuştur. Bu iki doktorun ortak olarak teşhis etmesi sonucunda da hastalığın ismi iki doktorun adı ile anılmaya başlanmış ve Kluver-Bucy Sendromu olmuştur. 1955 yılından bu yana da insanlarda teşhis edilmekte olan bir hastalıktır ve tedavisi için çeşitli çalışmalar yapılmaktadır.

İlginizi Çekebilir:  Yeme Bozuklukları Nedir? Çeşitleri ve Tedavisi ?

Kluver-Bucy Hastalarının İşledikleri Cinsel Suçlardan Ceza Almaları Gerekiyor mu?

Bu hastalığa yakalanan kişilerin yemek yemeye karşı koyamadıkları bitmek bilmez bir istekleri bulunmaktadır. Ayrıca uygun olmayan cinsel dürtüler yaşamaktadırlar. Pedofili de Kluver-Bucy Sendromu yaşayan kişiler de görülebilmektedir. Amerika da bu hastalığa yakalanmış olan kişilerin işledikleri cinsel suçlar nedeniyle ceza alıp almamaları konusunda hala bitmemiş bir tartışma bulunmaktadır. Sonuçta kişi bu suçları kendi özgür iradesi ile değil yaşadığı nörolojik hastalık nedeniyle işlemektedir.

Hastaların yaşadıkları önlenemez cinsel dürtüleri için ceza almaları gerekip gerekmediği konusunda iki ayrı görüş olmaktadır. Kluver-Bucy Sendromu olan kişilerin işledikleri suçlar nedeniyle ceza almasını isteyen kişiler bu hastalığı yaşayan maymunlarında içlerinde hiç bitmeyen yeme ve cinsel istek olmasına rağmen grubun başında olan alfa maymuna asla bulaşmıyor olmaları aslında korkunun daha baskın olduğunu ortaya koymaktadır. Buradan çıkartılan sonuç ise kişilerin bu şekilde hasta olmalarına karşın eğer iradelerini ortaya koymaları halinde bu suçları işlemeyecek olmalarıdır.

Kluver-Bucy Toplumda Daha Sık Görülmeye Başladı

Bu durum ise toplumsal hayatın bazı kişiler için zor olmasına neden olmaktadır. Toplumda bu hastalığa sahip olan kişilerin olması ise özellikle çocuklar için dikkatli olunması şartını da ortaya koymaktadır. Bir kişi ile birlikte olmaya başladığınızda onun sakinliğinden ve hiçbir şeyi itiraz etmeden yiyor olmasından ya da hiç bitmeyen cinsel arzularından etkilenebilirsiniz. Bunlardan etkilenmeden önce ise kişinin normal hayatında ki davranışlarını da gözlemlemeli ve daha önce bir kafa travması yaşayıp yaşamadığını mutlaka öğrenmelisiniz. Aksi takdirde hastalığın ilerlemesi halinde kişinin hayatı zorlaşacak ve onunla birlikte sizin de hayatınız aynı oranda zorlaşacaktır. Ender görülen bir hastalık olması nedeniyle pek bilinmemektedir. Sizde kendinizde ya da etrafınızda yemek yeme konusunda kendini durduramayan ya da cinsel arzuları bitip tükenmeyen garip cinsel arzuları olan bir kişi olduğunda bunun Kluver-Bucy Sendromu olabileceğini düşünmeli ve mutlaka bir doktora görünmeniz gerekmektedir.

Ender görülen pek çok psikiyatrik hastalık bulunmakta ve çağımızın değişen sosyal hayatı, beslenme düzeni ve genetik nedeniyle de bu ender görülen hastalıkların daha sık görülmeye başlanması mümkün olmaktadır. Fiziksel hastalıklarda olduğu gibi psikiyatrik hastalıkları olduğunda da kendiliğinden geçmesi mümkün olmadığından mutlaka doktor kontrolü şarttır.


Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın


Başa dön tuşu
Kapalı