Göz Tansiyonu Nedir? Belirtileri Nelerdir? Göz Tansiyonu Tedavisi

Göz Tansiyonu Nedir? Belirtileri Nelerdir? Göz Tansiyonu Tedavisi
19.10.2019
23
A+
A-

Göz tansiyonu, karasu hastalığı olarak bilinen glokom aslında dünyanın en yaygın hastalıklarından birisidir. Bugüne kadar ülkemizde 100,000 kişide teşhis edilen hastalık aslında 500,000 kişinin üzerinde olduğu düşünülmektedir. Bu zamana kadar hastaların %20’sine teşhis konulmuştur. Glokom hastalığının detayları hakkında bilgi verecek olursak;

Göz Tansiyonu Nedir?

Göz tansiyonu, karasu hastalığı olarak bilinen glokom aslında dünyanın en yaygın hastalıklarından birisidir. Bugüne kadar ülkemizde 100,000 kişide teşhis edilen hastalık aslında 500,000 kişinin üzerinde olduğu düşünülmektedir. Bu zamana kadar hastaların %20'sine teşhis konulmuştur. Glokom hastalığının detayları hakkında bilgi verecek olursak;  Göz Tansiyonu Nedir?  Göz tansiyonu ABD ve Avrupa ülkelerinde sağlık bakanlıkları tarafından özel eğitim programı ile halka anlatılmaktadır. Genelde son aşamasına gelene kadar hastalara herhangi bir belirti göstermeyen bir hastalık olan glokom dikkat edilmemesi durumunda riskli olabilmektedir. Bu hastalık göz içi basıncının arada bir yükselmesinden dolayı göz sinirlerinin zarar görmesine neden olmaktadır. Sağlıklı bir insanın gözünde üretilen göz sıvısı belirli aralıklarla dengeli olacak şekilde boşaltılır. Bu da göz içi basıncın ideal seviyede kalmasını sağlar. Sağlıklı bir insanın göz tansiyonu 22 ile 24 mm Hg olmalıdır. Bu değerin altına düşülmesi durumunda görme kayıpları meydana gelebilmektedir.  Göz sıvısı kanalcıklar üzerinden göze aktarılır. Bu kanalcıkların tıkalı olması durumunda sıvı birikmeye başlar. Sıvı birikimi sonrasında ise göz içindeki basıncın arttığı görülür. Göz içerisindeki basıncın artması sinirlerin büyük oranda zarar görmesine neden olur. Gözlerde bulunan lifler ve sinir hücreleri ölmeye başladığı zaman onarılamaz bir hale gelerek kalıcı göz kayıpları meydana gelmektedir.  Göz tansiyonunun ilerlemesi ile beraber görme yetisinin yavaşladığı görülür. Çok yavaş bir ilerleme meydana geldiği için hastanın bu durumu fark etmesi oldukça zordur. Bir anda ortaya çıkan görme kaybının başlaması ile artık geri dönüşün olmadığını belirtmek isteriz. Bu nedenle erken tanı ve teşhis bu hastalıkta oldukça önemlidir. En son evrede görme kaybının tamamen kaybedilmesi dahi görülmektedir. Bu nedenle aşağıdaki belirtilerin oldukça önemli olduğunu söyleyebiliriz.  Göz Tansiyonunun Belirtileri  Glokom, son evre gelene kadar kendisini çok fazla göstermeyen bir sağlık sorunudur. Ancak aşağıdaki belirtilerin sürekli olarak hissedilmesi bu sorunun erken teşhis edilmesini sağlayabilir.  Gün içinde bulanık görme Sabahları yaşanan şiddetli göz ve baş ağrıları Bulanık görme sıklığının artması Karanlıkta ışık etrafında halka görme Televizyon, bilgisayar, telefon ve sinema ekranlarına bakarken göz krampı hissetme, gözde ağrı oluşumu Göz tansiyonunun belirgin belirtileri arasında yer alıyor. Bu belirtiler hissedilmeye başlandığı andan itibaren hastaların doktora görünmeleri gerekmektedir. En ufak bir ihmal göz kaybına neden olabilir.  Göz Tansiyonu Sebepleri  Göz tansiyonu neden olur, sebepleri nelerdir konusunda bir bilgi vermek istiyoruz. Bu sağlık sorununun en büyük sebebi genetik faktörler ve şeker hastalığıdır. İlerleyen yaş dönemlerinde insanların bu rahatsızlığa yakalanma durumu giderek artmaktadır. Daha çok 65 yaş üzerinde olsa da 40 yaşından sonra düzenli kontrol şarttır. Göz tansiyonunun nedenleri;  Genetik faktörler Şeker hastası İlerleyen yaş Miyop ya da Hipermetrop olmak Korneanın ince olma durumu Migren, Guatr gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar Göz travması yaşamak Gözden herhangi bir ameliyat olunması Göz içi iltihaplanma Kansızlık Glokom hastalığına neden olan etmenler arasında yer alıyor. Bunlar sadece burada dile getirebildiklerimizdir. Bunun dışında birçok etmen gözde tansiyon oluşturmaktadır.  Göz Tansiyonu Riskini Artıran Faktörler  Ailede göz tansiyonu olan birisi varsa Tansiyonun düşük ya da yüksek olması Uzun süreli olarak yaşanan kansızlık Şeker hastalığı Kortizon tedavisi Göze alınan şiddetli darbeler Gözlük numarasının yüksek olması Oldukça uzun bir süre hipertansiyon ilacı kullanmak 40 yaşı geçmiş olmak Üflemeli, nefesli çalgılar çalmak İnce kornea tabakası Kravat ve gömlek yakasının çok sıkı olması Göz Tansiyonu Nasıl Anlaşılır?  Yukarıda belirtmiş olduğumuz belirtileri yaşayan, riskli yaş grubunda yer alan kişilerin doktora başvurarak testlere tabi olması gerekir. Gözde tansiyon olup olmadığını görmek için ilk olarak göz içi basınç ölçülür. Tonometre adı verilen bu cihazın 2 türü bulunmaktadır. Göze temas eden ya da göze temas etmeyen olarak kullanılan bu cihaz ile önce göz uyuşturulur. Daha sonrasında sarı bir boya veya göze hava püskürtülerek tansiyon ölçme işlemi yapılır.  İlk aşamadan sonra göz sinirleri incelenir. Sinirlerde yapısal, işlevsel bir hasar olup olmadığına bakılır. OCT - Optik Koherens adı verilen tomografi ile göz sinirleri ve retina tomografi ile incelenir. Göz tansiyonu görme alanında daraltma meydana getirdiği için hasar oluşup oluşmadığına bu bölümde görülebilir.  Göz Tansiyonu Tedavisi Nasıl Yapılır?  Göz tansiyonunun kalıcı hasarlar meydana getirmesinden dolayı kalıcı bir tedavisi mümkün değildir. Günümüz teknolojisi ile sinirlerde meydana gelen hasarlar maalesef ki tamamen iyileşemiyor. Ancak; erken teşhis döneminde hastalığın ilerlememesi için bir dizi yöntem ve tedavi uygulanıyor. Bu tedavi yöntemleri;  İlaç Tedavisi  Göz tansiyonun teşhis edilmesi ile beraber kullanılan en sık tedavinin ilaç tedavisi olduğunu söyleyebiliriz. Doktor tarafından verilen göz damlalarını hasta düzenli olarak kullanması gerekmektedir. Ömür boyunca kullanılması gereken bu damlaların hiç aksamaması gerekir. İlaçlar kullanılması ile hastalığın ilerlemesinin durduğunu, kullanılmaması durumunda hastalığın daha da ilerlediğini söyleyebiliriz. Damla kullanımı bu aşamada oldukça önemlidir.  Göz damlası ile istenilen sonuçlar elde edilmiyorsa aşağıda yer alan alternatif tedavi yöntemlerinden yararlanmaları gerekiyor.  Cerrahi Tedavi  İlaçlar ile göz tansiyonunun düşmediği tespit edilirse bu durum sinirlerdeki tahribatın devam ettiğini göstermektedir. İlaçların yeterli gelmemesi durumunda devreye cerrahi operasyon girmektedir. Glokomun cerrahi tedavisinde gözün beyaz bölümünde oldukça ufak bir delik açılarak içerisinde bulunan sıvı boşaltılır. Açılan bu delik dışarıdan bakıldığında herhangi bir şekilde görülmemektedir. Bu tedavi yöntemi ile dengelenen göz tansiyonunun daha sonradan tekrardan nüksedebildiği de gözlemlenmiştir. Bu tür tedaviler hastalıktan maalesef ki tamamen kurtarmamaktadır.  Lazer Tedavisi  ALT - Argon Laser Trabeküloplasti yöntemi geçmiş yıllarda oldukça sık kullanılan bir tedavi yöntemiydi. Ancak bu tedavi yönteminin gözlerde kalıcı hasarlar meydana getirmesinden dolayı çok fazla tercih edilmediğini söyleyebiliriz. Gelişen teknoloji ile beraber SLT-Selektif Laser Trabeküloplasti yöntemi ve YAG-Yttrium Aluminium Garnet yöntemlerinin kullanıldığını görmekteyiz. Lazer tedavisindeki amacın daha çok göz sıvı üretimini kısıtlamak olduğunu, sıvı çıkışlarını artırmak için delikler açtığını söyleyebiliriz. Bu tedavinin bir ameliyat olmadığını, tedavide öncelikle gözlerin damla yardımı ile uyuşturulduğunu görmekteyiz. Daha sonrasında lazer operasyonu başlayarak 1 saat içerisinde işlemler tamamlanmaktadır. Tedavi sonrasında hastaların göz tansiyonlarında büyük düşüşler meydana gelmektedir.

Göz Tansiyonu Nedir? Belirtileri Nelerdir? Göz Tansiyonu Tedavisi

Göz tansiyonu ABD ve Avrupa ülkelerinde sağlık bakanlıkları tarafından özel eğitim programı ile halka anlatılmaktadır. Genelde son aşamasına gelene kadar hastalara herhangi bir belirti göstermeyen bir hastalık olan glokom dikkat edilmemesi durumunda riskli olabilmektedir. Bu hastalık göz içi basıncının arada bir yükselmesinden dolayı göz sinirlerinin zarar görmesine neden olmaktadır. Sağlıklı bir insanın gözünde üretilen göz sıvısı belirli aralıklarla dengeli olacak şekilde boşaltılır. Bu da göz içi basıncın ideal seviyede kalmasını sağlar. Sağlıklı bir insanın göz tansiyonu 22 ile 24 mm Hg olmalıdır. Bu değerin altına düşülmesi durumunda görme kayıpları meydana gelebilmektedir.

Göz sıvısı kanalcıklar üzerinden göze aktarılır. Bu kanalcıkların tıkalı olması durumunda sıvı birikmeye başlar. Sıvı birikimi sonrasında ise göz içindeki basıncın arttığı görülür. Göz içerisindeki basıncın artması sinirlerin büyük oranda zarar görmesine neden olur. Gözlerde bulunan lifler ve sinir hücreleri ölmeye başladığı zaman onarılamaz bir hale gelerek kalıcı göz kayıpları meydana gelmektedir.

Göz tansiyonunun ilerlemesi ile beraber görme yetisinin yavaşladığı görülür. Çok yavaş bir ilerleme meydana geldiği için hastanın bu durumu fark etmesi oldukça zordur. Bir anda ortaya çıkan görme kaybının başlaması ile artık geri dönüşün olmadığını belirtmek isteriz. Bu nedenle erken tanı ve teşhis bu hastalıkta oldukça önemlidir. En son evrede görme kaybının tamamen kaybedilmesi dahi görülmektedir. Bu nedenle aşağıdaki belirtilerin oldukça önemli olduğunu söyleyebiliriz.

Göz Tansiyonunun Belirtileri

Glokom, son evre gelene kadar kendisini çok fazla göstermeyen bir sağlık sorunudur. Ancak aşağıdaki belirtilerin sürekli olarak hissedilmesi bu sorunun erken teşhis edilmesini sağlayabilir.

  • Gün içinde bulanık görme
  • Sabahları yaşanan şiddetli göz ve baş ağrıları
  • Bulanık görme sıklığının artması
  • Karanlıkta ışık etrafında halka görme
  • Televizyon, bilgisayar, telefon ve sinema ekranlarına bakarken göz krampı hissetme, gözde ağrı oluşumu

Göz tansiyonunun belirgin belirtileri arasında yer alıyor. Bu belirtiler hissedilmeye başlandığı andan itibaren hastaların doktora görünmeleri gerekmektedir. En ufak bir ihmal göz kaybına neden olabilir.

Göz Tansiyonu Sebepleri

Göz Tansiyonu Nedir? Belirtileri Nelerdir? Göz Tansiyonu Tedavisi

Göz Tansiyonu Nedir? Belirtileri Nelerdir? Göz Tansiyonu Tedavisi

Göz tansiyonu neden olur, sebepleri nelerdir konusunda bir bilgi vermek istiyoruz. Bu sağlık sorununun en büyük sebebi genetik faktörler ve şeker hastalığıdır. İlerleyen yaş dönemlerinde insanların bu rahatsızlığa yakalanma durumu giderek artmaktadır. Daha çok 65 yaş üzerinde olsa da 40 yaşından sonra düzenli kontrol şarttır. Göz tansiyonunun nedenleri;

  • Genetik faktörler
  • Şeker hastası
  • İlerleyen yaş
  • Miyop ya da Hipermetrop olmak
  • Korneanın ince olma durumu
  • Migren, Guatr gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar
  • Göz travması yaşamak
  • Gözden herhangi bir ameliyat olunması
  • Göz içi iltihaplanma
  • Kansızlık

Glokom hastalığına neden olan etmenler arasında yer alıyor. Bunlar sadece burada dile getirebildiklerimizdir. Bunun dışında birçok etmen gözde tansiyon oluşturmaktadır.

Göz Tansiyonu Riskini Artıran Faktörler

  • Ailede göz tansiyonu olan birisi varsa
  • Tansiyonun düşük ya da yüksek olması
  • Uzun süreli olarak yaşanan kansızlık
  • Şeker hastalığı
  • Kortizon tedavisi
  • Göze alınan şiddetli darbeler
  • Gözlük numarasının yüksek olması
  • Oldukça uzun bir süre hipertansiyon ilacı kullanmak
  • 40 yaşı geçmiş olmak
  • Üflemeli, nefesli çalgılar çalmak
  • İnce kornea tabakası
  • Kravat ve gömlek yakasının çok sıkı olması

Göz Tansiyonu Nasıl Anlaşılır?

Yukarıda belirtmiş olduğumuz belirtileri yaşayan, riskli yaş grubunda yer alan kişilerin doktora başvurarak testlere tabi olması gerekir. Gözde tansiyon olup olmadığını görmek için ilk olarak göz içi basınç ölçülür. Tonometre adı verilen bu cihazın 2 türü bulunmaktadır. Göze temas eden ya da göze temas etmeyen olarak kullanılan bu cihaz ile önce göz uyuşturulur. Daha sonrasında sarı bir boya veya göze hava püskürtülerek tansiyon ölçme işlemi yapılır.

İlk aşamadan sonra göz sinirleri incelenir. Sinirlerde yapısal, işlevsel bir hasar olup olmadığına bakılır. OCT – Optik Koherens adı verilen tomografi ile göz sinirleri ve retina tomografi ile incelenir. Göz tansiyonu görme alanında daraltma meydana getirdiği için hasar oluşup oluşmadığına bu bölümde görülebilir.

Göz Tansiyonu Tedavisi Nasıl Yapılır?

Göz Tansiyonu Nedir? Belirtileri Nelerdir? Göz Tansiyonu Tedavisi

Göz Tansiyonu Nedir? Belirtileri Nelerdir? Göz Tansiyonu Tedavisi

Göz tansiyonunun kalıcı hasarlar meydana getirmesinden dolayı kalıcı bir tedavisi mümkün değildir. Günümüz teknolojisi ile sinirlerde meydana gelen hasarlar maalesef ki tamamen iyileşemiyor. Ancak; erken teşhis döneminde hastalığın ilerlememesi için bir dizi yöntem ve tedavi uygulanıyor. Bu tedavi yöntemleri;

İlaç Tedavisi

Göz tansiyonun teşhis edilmesi ile beraber kullanılan en sık tedavinin ilaç tedavisi olduğunu söyleyebiliriz. Doktor tarafından verilen göz damlalarını hasta düzenli olarak kullanması gerekmektedir. Ömür boyunca kullanılması gereken bu damlaların hiç aksamaması gerekir. İlaçlar kullanılması ile hastalığın ilerlemesinin durduğunu, kullanılmaması durumunda hastalığın daha da ilerlediğini söyleyebiliriz. Damla kullanımı bu aşamada oldukça önemlidir.  Göz damlası ile istenilen sonuçlar elde edilmiyorsa aşağıda yer alan alternatif tedavi yöntemlerinden yararlanmaları gerekiyor.

Cerrahi Tedavi

İlaçlar ile göz tansiyonunun düşmediği tespit edilirse bu durum sinirlerdeki tahribatın devam ettiğini göstermektedir. İlaçların yeterli gelmemesi durumunda devreye cerrahi operasyon girmektedir. Glokomun cerrahi tedavisinde gözün beyaz bölümünde oldukça ufak bir delik açılarak içerisinde bulunan sıvı boşaltılır. Açılan bu delik dışarıdan bakıldığında herhangi bir şekilde görülmemektedir. Bu tedavi yöntemi ile dengelenen göz tansiyonunun daha sonradan tekrardan nüksedebildiği de gözlemlenmiştir. Bu tür tedaviler hastalıktan maalesef ki tamamen kurtarmamaktadır.

Lazer Tedavisi

ALT – Argon Laser Trabeküloplasti yöntemi geçmiş yıllarda oldukça sık kullanılan bir tedavi yöntemiydi. Ancak bu tedavi yönteminin gözlerde kalıcı hasarlar meydana getirmesinden dolayı çok fazla tercih edilmediğini söyleyebiliriz. Gelişen teknoloji ile beraber SLT-Selektif Laser Trabeküloplasti yöntemi ve YAG-Yttrium Aluminium Garnet yöntemlerinin kullanıldığını görmekteyiz. Lazer tedavisindeki amacın daha çok göz sıvı üretimini kısıtlamak olduğunu, sıvı çıkışlarını artırmak için delikler açtığını söyleyebiliriz. Bu tedavinin bir ameliyat olmadığını, tedavide öncelikle gözlerin damla yardımı ile uyuşturulduğunu görmekteyiz. Daha sonrasında lazer operasyonu başlayarak 1 saat içerisinde işlemler tamamlanmaktadır. Tedavi sonrasında hastaların göz tansiyonlarında büyük düşüşler meydana gelmektedir.


YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.