Capgras Sendromu Nedir?Belirtileri ve Tedavisi ?

Capgras Sendromu Nedir?Belirtileri ve Tedavisi ?
02.08.2019
109
A+
A-

Capgras Sendromu

Fransız psikiyatrist Capgras tarafından ilk kez tanımlanan, kişinin tanıdıklarının gerçek olmadığını ve onların yerine başkalarının geçtiğine inandığı sanrısal durum Capgras sendromu olarak adlandırılır. Şizofrenimsi bozukluklar kategorisinde değerlendirilen bir yanılsamadır ve psikotik özellikleri vardır. Gerçek ile bağların zayıflaması ya da tamamen kopması, sanrılar ve varsayımlar görülmektedir. Şizofreninin başlangıç aşamasında görülen belirtilerden bir tanesi olması sebebi ile, Capgras sendromu tanı kriterleri içine dahil edilmektedir.

Bu sendromda kişi tanıdığı kişilerin ikizleri ile yer değiştirdiğini iddia etmektedir. Capgras bu sendromun ilk tanımlamasını yaparken ‘delusion of doubles’ tanımlamasını yapmıştır. Dilimizde ‘ikiz yanılsaması’ olarak kullanılan bu tanımlama sebebi her ne olursa olsun semptomatik tarifin en açıklayıcı tanımıdır.

Capgras sendromu İkiz Yanılsaması

Kişi bazen yakınlarının yabancı kişiler olduğuna inanırken bazen de kendisinin başka biri olduğuna inanır ve Capgras sendromu ile kendine yabancılaşma yaşayabilir. Bu durum kişinin zaman zaman yakınlarına ve kendisine zarar vermesine de neden olabilmektedir. Genelde şizofreni ya da psikoza bağlı olarak gelişse de psikotik depresyon ve manide de karşılaşılabilmektedir. Bu rahatsızlığın kökenine ilişkin net bir açıklama bulunmamaktadır. Pek çok etkenin bir arada gerçekleşmesiyle ortaya çıktığı farklı vaka çalışmalarında tespit edilmiştir.

Kişi etrafındakilerin tanıdığı kişiler ile çok benzer kişiler olduklarını ama o kişi olmadıklarını söylerler. Genelde verilen tepki, ‘evet onun bedeni, onun görüntüsü ama farklı bir şeyler var ve o değil’ şeklindedir. Yani aslında kişi fiziksel olarak karşısındakinin neden yabancı olduğunu düşündüğünü anlatamasa da duygusal olarak bir tanımlama zorluğu yaşar. Capgras sendromu başka kriterler ile bir araya çıkmaz. Kişiyi iki zıt kutupta kararsız bırakır ve kafa karışıklığı yaratır. Bu nedenle de anlamlandırması çok zordur ve kişiyi mental bağlamda çok zayıf düşürür.

Capgras Sendromu Belirtileri

Capgras sendromu belirtileri içinde psikotik bir bozukluktan kaynaklı olarak gerçek ile bağlantının kopması bulunmalıdır. Şizofreni başlangıcında da sanrısal bozukluklar kategorisinde de görülebilen bu sendrom paranoid bir eğilim içerir. Bu eğilimin nedeni kendine ve başkalarına yabancılaşma ve güven duyamama olarak görülebilmektedir.

Freud’un öncülüğünü yaptığı psikodinamik teoriye göre ele alındığında Capgras sendromunun nedeni kişinin bilinçaltında yaşadığı ikircikli tutumundan kaynaklanır. Buna göre kişi iki uçta yaşadığı sevgi-nefret durumunun bilince çıkmasına izin vermemektedir. İki uçta duygu beslediği kişiyi yabancılaştırması ise bilinçaltında yaşadığı huzursuzluğu dışa vurabilmektedir. Karşısındakini yabancı olarak adlandırdığından öfkesini rahatlıkla dışa vurabilmektedir. Bilinç altındaki karmaşadan uzaklaşan kişi kendini daha iyi hissetmektedir.En erken psikodinamik yaklaşımlarda kişinin bilişsel ve duygusal işlevlerinin ilkel bir regresyonu sonucu, karşısındaki kişiye karşı yabancılaşma hissetmesi olarak düşünülmüştür.

Bu yaklaşımda aşırı şüphe ve gerçekten uzaklaşma özellikle üzerinde durulan konular olmuştur. Bu düşüncelere eşlik eden psikoz ile sendromun ortaya çıkabileceği düşünülmüştür. Anne- çocuk ilişkisi detaylı biçimde incelenmiştir ve gelişimsel süreçte tanımlanan objenin maiyetinde bir bölünmeye rastlanmıştır. Bölünmenin asıl nedeni ise, kişinin bilinçaltında yaşadığı ve tahammül edemediği duygular ile başa çıkmaya çalışmasıdır. Bu başa çıkmaya çalışma sonucunda ilişkilerinde bazı değişiklikler yaşayabileceği ortaya atılmıştır.

İlginizi Çekebilir:  Depresyondan Kurtulmanın Yolları

Yansıtma, inkar ve bölme şeklinde dışa vurulan bu savunma mekanizmaları kullanılır. Böylece sevilen objeye yöneltilmiş olan öfke ve nefretin yaratacağı suçluluk duygusundan kurtulmuş olur. Capgras sendromu kişinin sevgi ve düşmanlık duygularının içsel bir çatışma içinde olmasından kaynaklanır. Sevilen objenin başkası olduğu düşüncesi sayesinde çatışan duygular dışa vurulabildiğinden duygular daha kolay baş edilebilir bir hal alır.

Capgras sendromu ve Nöropsikoloji

Başta geçerli kabul edilen bu yaklaşım, sonraları eleştirilmiştir. Çünkü kişinin hikayesindeki yabancılaşma her zaman en yakınlarına karşı değildir. Kişinin gelişimsel süreçlerde yaşadığı problem ve karmaşaların da dahil edildiği bu yaklaşım teorik olarak mantıksallığını koruyamamaktadır. Çünkü karmaşa yaratan duyguların içselleştirilmesi ve suçluluk duygusunu yaratması yalnız kişinin çok değer verdiği kişilere karşı hissedeceği bir duygu olarak kabul edilmiştir.  Bu durumda değer verme- öfke duyma durumunun yoğun olarak yaşanması beklenmeyen kişiye çok da yakın olmayan diğer kişilere karşı yabancılaşma yaşanması, durumun psikodinamik olarak ele alınmasının sakıncalarını ortaya koymuştur ve yeni yaklaşımlar bir ihtiyaç haline gelmiştir.

Nöropsikoloji alanındaki gelişmeler ile Capgras sendromuna olan yaklaşımda da değişiklikler yaşanmıştır. Buna göre beyinde yaşanan herhangi bir lezyon bu sendroma sebebiyet verir. Beynin yüz tanıma bölgesi olan prefrontal lob limbik sistem ile yakın bir bağlantı içindedir. Limbik sistem ise etrafımızdaki kişi ya da nesneler ile oluşturduğumuz duygusal bağları belirleyen ve düzenleyen sistemdir. Bu iki sistem arasındaki bağlantıda yaşanacak bir problemli durum oluştuğunda Capgras sendromu ortaya çıkabilmektedir. Bunun sebebi de prefrontal lob ile tanımlanan yüze duygusal bir anlam yükleyememektir. Yani kişi aslında karşısındakini tanır, ama karşısındakine duygusal bir anlam yükleyemediğinden, karşısındakini onun ‘ikizi’ olarak adlandırır.

Kişi karşısındakine herhangi bir anlam yükleyememeye devam ettikçe nesneden bağımsız şekilde düşünsel bağlamda yabancılaşma durumu daha da belirgin bir hal almaktadır.

İlginizi Çekebilir:  Bipolar Bozukluğu Olan Kişilere Nasıl Davranılmalı ?

Capgras Sendromunun Etiyolojisi

Yanlış tanımlama bozuklukları içinde en sık karşılaşılan Capgras sendromunun etiyolojisi kapsamlı bir şekilde incelenmelidir. Özellikle psikotik bir bozukluk bulunduğunda, beyinde tümör veya lezyon bulunduğunda ya da epilepsi gibi rahatsızlıklar yaşayan kişilerde psikozları da dahil ederek görülme olasılığının ele alınması gerekir.

Kişi bu yabancılaşmayı yaşarken bilinci tamamen açıktır herhangi bir bilinç bozukluğu görülmemektedir. Bu nedenle sendromun organik bir bozukluktan kaynaklı olup olmadığı mutlaka incelenmelidir. İleri görüntüleme yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilen incelemeler sonucu, Capgras sendromuna sahip kişilerde zaman zaman beyinde hasarlar olduğu ve özellikle yüz tanıma sisteminin aktif olduğu bölgede lezyonlar ile karşılaşıldığı görülmüştür. Ancak kontrol grubu ile karşılaştırıldığında, sendromun oluşması ile ilgili beyinde net bir bölge vermenin zor olduğu da belirtilmektedir.

Geçici bir Capgras sendromu ile karşılaştığımızda organik bir bozukluk fikrinden ziyade işlevsel bir sorun akla getirilmelidir. Ayrıca tek başına oluşup Capgras sendromunda ayırıcı tanı oluşturabilecek bir yapısal bozukluk ile henüz karşılaşılmamıştır. Bu durum da işlevsellikte yaşanan bir problem olduğu düşüncesini desteklemektedir. Bu durumda duyuların gerekli bölgeye iletiminde ve depolanmasında yaşanan bazı aksaklıklar sonucu Capgras sendromunun ortaya çıkabileceği düşünülmektedir.

Psikotik bir karmaşanın da bulunduğu bu sendromda daha önceden tanına yüzlerin de tanınmadığı görülmüştür. İleri bilişsel becerilerde yaşanan aksamalar, psikoz ile tetiklendiğinde sendrom ortaya çıkabilmektedir.

Capgras sendromunun nöropsikolojik bağlamdaki en etkili açıklaması şu şekildedir. Beyinde bulunan hasarlı bölgeden dolayı kişi bilişsel olarak tanıdık gelen bir objeye yönelik duygularını anımsamakta ve duygularını yönlendirmekte sorunlar yaşamaktadır. Limbik sistemden alması gereken bilgiyi alamadığından kişi ile olan bağını açıklayamamaktadır. Elbette ki bu açıklığa kavuşturamama durumu kişinin yakınlarına karşı daha da belirgin bir halde görülmektedir. Çünkü bu kişilerin bilişsel olarak tanınırlığı çok yüksektir.

Sonuç olarak Capgras sendromu bilişsel bağlamda ele alınarak değerlendirilir ancak bunun bir tanıma problemi olmadığı söylenir. Tanıma sürecinin depolama ve duygular yükleme gibi alt elementleri mevcuttur. Bu elementlerden birinde ya da eş zamanlı olarak bir kaçında problem yaşandığı takdirde tanıma gerçekleşemez. Bu nedenle bilişsel olarak tanıdık gelseler bile kişi karşısındakinin bir başkası olduğu sanrısına kapılmaktan kendini alıkoyamaz.

İlginizi Çekebilir:  Anksiyete Tansiyonu Nedir ve Belirtileri ?

Sendromun ortaya çıkmasında yüksek oranda tıbbi bozuklukların da tetikleyici olduğu görülmüştür. Madde kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan beyin hasarı, epilepsi, migren, demans, deliryum, lityum dengesizliği, enfeksiyon ya da lezyonlar tanıya eşlik etmektedir. Ayrıca bakır zehirlenmesi, B12 vitamini eksikliği ya da operasyon sonrası yaşanan komplikasyonlar sonrasında da Capgras sendromu belirtilerine rastlandığı görülmektedir.

Sonuç olarak Capgras sendromunun etiyolojisi halen net olarak açıklanamamaktadır. Ancak günümüzde kullanılan ileri görüntüleme teknikleri nöropsikolojik yaklaşımda üretilen hipotezlerin, psikodinamik yaklaşımlara kıyasla çok daha verimli ve belirgin olduğu yönündedir. Sendromda organik yapısal bir bozukluk şu an için görülmemektedir. Fakat semptomların patolojik bir şüphe temelinde geliştiği bilgisi etlik kazanmaya başlamıştır.

Capgras Sendromunda Tedavi Yöntemleri

Çalışmalar ve tanımlamalar konusundaki yetersizliklerden kaynaklı olarak Capgras sendomunda tedavi yöntemleri oldukça sınırlıdır. Özellikle genel sağlık durumunda bir patolojinin varlığı dikkatle araştırılmalıdır. Kişinin genel tıbbi durumunda bir problem gözlenmediğinde bu seçenek elenir. Bu durumda psikiyatrik bozukluğun varlığına yönelik bir tedavi süreci başlatılır.

Capgras sendromunun en sık birlikte görüldüğü bozukluk paranoid şizofrenidir. Sendromun varlığı netleştiğinde, paranoid şizofreni tanı kriterlerinin ne kadarının hasta üzerinde görüldüğü netliğe kavuşturulmalıdır. Farmakolojik tedavi semptomların kontrol altına alınmasında etkilidir. Ancak tedaviye ve verilen ilaca karşı geliştirilen direncin ne yoğunlukta olacağı ve ne kadar uzun süreceği ile ilgili yeterli veri bulunmamaktadır.

Psikotik özellik içeren duygudurum bozukluklarında psikotik depresyon veya manide karşımıza çıkan Capgras sendromunda ataklar şeklinde semptomlar belirginleşir. Atakların ardından semptoların tamamına yakını, bazı hastalarda tamamı, kaybolur.

Vaka sayısının az olması, hastaneden yatış süresinin verilen medikallerin etkilerini detaylı şekilde incelemeye fırsat verecek kadar uzun olmaması bu sendromun tanı ve tedavisinde karşılaşılan bir zorluktur. Mevcut tedavinin etkisiz olduğu durumlarda, farklı tekniklere yönlenmeye izin veren vaka sayısı olmaması sendrom ile ilgili bilgilerin kısıtlı kalmasına neden olmaktadır. Bu nedenle daha fazla vaka çalışması yapılarak, sendrom ile ilgili daha çok bilgi edinilmeli ve uygun tedavi yöntemleri uygun şekilde bulunarak stabilize edilmelidir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.