Psikoloji

Anksiyete Belirtileri Nelerdir? Anksiyete Çeşitleri

Psikolojide anksiyete olarak bilinen kaygı bozukluğu tehlikeli bir durumun içine girildiğinde vücudu uyaran ve gerekli sinyalleri gönderen bir olgudur. Ancak kaygı bozukluğu herhangi bir tehlikenin olmadığı durumlarda bile görülen sıkıntılı bir durumdur. Anksiyete ilerlediği durumlarda kişinin günlük yaşamını olumsuz etkiler ve kişiyi rahatsız eder. Anksiyete bozukluğu olan kişiler kendilerini genellikle kontrol edemezler.  Anksiyete belirtileri, aşırı endişe duymak, sinirlilik hali, odaklanma sorunları, tükenmişlik, huzursuzluk, kasların gerilmesi, nabzın artması, terleme, asosyal olmak ve uykusuzluktur. Ayrıca anksiyete belirtileri nelerdir konusunda yazımızın devamından çok daha ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz.

Aşırı Endişe Duymak


Anksiyetenin en yaygın belirtilerinden birisi endişedir. Kişi günlük hayatta olan her şeyden yoğun bir şekilde endişe duyar. Odaklanma sorunu yaşar. Hastanın yaşı ilerledikçe endişelenme giderek artar.

Sinirlilik Hali

Anksiyete bozukluğunun ilerlemesinin en önemli nedeni sinirlilik halidir. Anksiyete tanısı konulan kişilere uygulanan testlerde hepsinin ortak özelliği sinirli olmaları ortaya çıkmıştır. Normal hayatta sinirli olan kişilere göre aksiyete sorunu olan kişilerin iki kat daha fazla sinirli olduğu belirlenmiştir.

Odaklanma Sorunu

Anksiyete beyindeki kısa süreli belleğin çalışmasını engeller. Hastalar yeni öğreniş olduğu bilgileri akılda tutamayabilirler. Öğrenilen şeylerin unutulması hastaların odaklanma sorunu yaşamasına neden olur. Konsantrasyon bozukluğu anksiyetenin tanısının konulmasına da yardımcı olur.

Tükenmişlik Sendromu


Anksiyete kişilerin halsiz olmasına, çabuk yorulmasına neden olmaktadır. Hastalar gün içinde çabuk yorulduğu ve yorgunluğu çok fazla hissettikleri için tükenmişlik sendromuna girerler. Anksiyete genel olarak hiperaktiviteye neden olduğu için tükenmişlik çok nadir görülen belirtilerden birisidir.

Kas Tonusunun Artması

Hastalar endişeli ve sıkıntılı oldukları için sürekli olarak kasılırlar. Yaşanan bu kasılmalar sonrasında kasların gerginliği kronik hale gelir. Hastaların kaslarının rahatlaması için önerilen masaj ve fizik tedavi uygulamaları anksiyetenin tedavisini olumlu yönde etkilediği kanıtlanmıştır.

İlginizi Çekebilir:  Diyojen Sendromu Nedir? Belirtileri ve Tedavisi?

Asosyal Olmak

Anksiyete bozukluğu olan kişiler sosyal ortamlara girmekten çekinirler. Utanma ve endişe duygusu ile sosyal aktivitelere çok fazla girmezler.  Sosyal anksiyete genellikle çocukluk döneminde başlar ve tedavi edilmez ise giderek artar.  Erken dönemde tedavi edilmez ise ağır depresyona neden olabilir. Bu durum anksiyete belirtileri nelerdir konusunda en çok yaşanan problemler arasındadır.

Uykusuzluk ve Uykuya Dalamamak

Uykuya dalamamak ve sık sık uyanmak ankisiyetenin önemli belirtilerindendir.  Çocukluk dönemine uykusuz kalak ilerleyen yaşlarda anksiyete bozukluğuna neden olur. Anksiyete tedavi edildiği sürece uykusuzluk da tedavi edilmiş olur.

Kalp Atışının Hızlanması ve Terleme

Endişelenme ve korku duyma vücuttaki hormon metabolizmasının değişmesine neden olur. Korkunun artması nabzın hızlanmasına ve aşırı terlemeye neden olur. Anksiyete atağı geçiren kişide ilk görülen belirtilerdendir.

Göz atmanızda fayda var: Ritim Bozukluğu, Aritmi, Kalp Çarpıntısı Belirtileri ve Tedavisi

Anksiyete Belirtilerinin Risk Faktörleri Nelerdir?

Toplum geneline bakıldığında toplumun % 20 kesiminde anksiyete problemine rastlanmaktadır. Stresli yaşam ve yoğun düşünceler sağlıklı bir insanı anksiyete bozukluğuna götürebilir. Ancak bazı kişiler anksiyete risk belirtilerini taşımaktır. Bu kişilere çocukluk döneminde müdahale edilmez ise bu rahatsızlığın görünmesi kaçınılmazdır. Risk faktörlerini sıralayacak olursak;

  • Bir insana ve bir eşyaya karşı aşırı bağlanma duygusunun varlığı
  • Kısa süreli ayrılıklarda bile çok yoğun şekilde üzüntü duymak
  • Stresli iş ortamında çalışmak ve stresi özel hayata taşımak
  • Çocukluk döneminde cinsel ve fiziksel istismara uğramak
  • Öfke ve zararlı maddelere olan bağımlılıklardır.

Sıralamış olduğumuz faktörler kişinin yirmili yaşlarında bu hastalığın görülmesine neden olmaktadır. Çocuklarınızın psikolojik ve fiziksel gelişimini kontrol ettiğiniz taktirde bu risk faktörlerini önceden görebilirsiniz. Haliyle anksiyete belirtileri nelerdir sorusuyla beraber risk faktörlerinin de bilinmesi önemlidir.

İlginizi Çekebilir:  Yaygın Anksiyete Bozukluğu Nedir? Belirtileri ve Tedavisi ?

Anksiyete Belirtileri İle Başa Çıkma Yöntemleri Nelerdir?

Anksiyete belirtilerinin olduğunu düşünüyorsanız ve belirtilerin farkındaysanız kendi kendinize uygulayacağınız bazı yöntemler ile başa çıkmanız mümkündür. Nefes egzersizleri, vücut egzersizleri, 3-3-3 kuralı, odaklanmak ve kaygılar ile yüzleşmek uygulayabileceğiniz yöntemler arasındadır. Nefes egzersizleri kaygı sırasında gelişen nabzın hızlanması ve terleme belirtilerini ortadan kaldırır ve sizin sakinleşmenize yardımcı olur. Doğru nefes almak kasların yeteri kadar oksijenlenmesini sağlar.

Oksijenlenen kaslar gerginliğini atar. Yükselen nabız düşer ve kalp ritmi normale döner. Vücut egzersizleri, beyinde algılanan korkunun yenilmesini sağlar. Kaygı oluşunca normal pozisyonunuzun dışına çıkar ve hareket ederseniz beyin her şeyin normal olduğunu algılar ve kısa sürede sizleri sakinleştirir. Sakinleşince genel endişe dürtüsü yok olur. 3-3-3- kuralı krizin başladığı anda odaklanarak uygulanır. Kriz geldiğini hissettiğinizde gördüğünüz üç nesnenin ismini sayın, o anda duyduğunuz üç sesi tekrarlayın ve kol, bilek ve parmaklarınızı oynatmaya çalışın. Kaygılar ile yüzleşmek beyninizin ve bedeninizin en sakin olduğu durumda uygulanması gereken bir yöntemdir.  Korkularınızı bir yere not edebilir ya da video çekebilirsiniz. Daha sonra bu korkular ile sakin olduğunuz bir anda yüzleşebilirsiniz. Korktuğunuz şeyleri sırayla yenmeye çalışın. Aniden yüklenme ile ters etki oluşturabilirsiniz.

Göz atabilirsiniz: En Yaygın Görülen 4 Depresyon

Anksiyete Türleri Nelerdir?

Anksiyetenin 6 farklı türü bulunmaktadır. Türlerinde görülen belirtiler birbirinden farklı olabilir. Hastalarda farklı etkiler ortaya çıkarabilir. Travma anında ve sonrası oluşan anksiyete, obsesif kompulsif bozukluk, panik atak, genel kaygı bozukluğu, agorofobi ve sosyal fobidir.

Travma Sonrası Anksiyete: Travma sonrasında yaşanan korku ve endişe uzun bir süre kişide kalıcı hale gelebilir. Uygun tedavi ve destek ise üstesinden gelinebilen bir anksiyete türüdür.

Obsesif Kompulsif Bozukluk:  Kişinin kendi isteği dışında gelişen aşırı saplantılı haldir. Her şeye karşı hassasiyeti olabileceğinden sürekli bir korku hali vardır. Genel olarak titizlik, sayı takıntısı ve sürekli kontrol etme şeklinde gelişir. Takıntı olarak adlandırılan bu durum en yaygın psikolojik anksiyete bozukluklarından birisidir. Kişi aklına gelen şeyi yerine getirmez ise anksiyetenin derecesi artar.  Kişiyi günlük yaşamında son derece yoran sıkıntılı bir durumdur.

İlginizi Çekebilir:  Gebelik Depresyonu Nedir? Sebepleri Nelerdir?

Panik Atak: Pani atak basit olayların hayati tehlike boyutuna geleceğini düşünmekle gelişir. Kişinin hayati tehlikei yoktur. Ancak hasta olayları sağlıklı algılayamadığı için yoğun şekilde korku duyar. Ellerde terleme ve kalp atışının hızlanması ile gelişir.

Genel Kaygı Bozukluğu: Günlük yaşamda, iş yaşamında ve sosyal hayatta olan her şeyden endişe duyulması halidir. Kişi sürekli olarak huzursuz ve uykusuzdur.

Agorafobi: Anksiyete belirtilerinin ömür boyu devam edeceğinden ve iyileşemeyeceğinden endişe duymaktır. Sürekli endişeli oldukları için sosyal çevreleri olmaz ve sosyalleşemezler. Kendilerini kapattıkları için iyileşme süreleri biraz uzun sürer.

Sosyal Fobi: Sürekli aptal durumuna düşmekten korkan bu kişiler bu korkuları yüzünden herhangi bi sosyal aktiviteye katılmazlar. Kalabalık içine girdiklerinde genellikle konuşmazlar ve rahat yemek yiyemezler.

Anksiyete Bozukluğunun Tedavisi Nasıl Yapılır?

İnsan yaşam kalitesini son derece düşüren ve ilerlediği durumda insanın günlük yaşamını engelleyen bu hastalık mutlaka tedavi edilmelidir. Kaygı bozukluğunun iki farklı tedavisi vardır. Birincisi ilaç tedavisi ikincisi ise psikolojik terapidir. İlaç tedavisinde hastaya uygun dozda antidepresan başlanır. Antidepresan ilaçlar anksiyete belirtilerinin giderilmesine yardımcı olur ve hastanın günlük yaşamını kolaylaştırır. Psikolojik terapi de olumsuz düşünceler ve korkular giderilmeye çalışılır. Kişi terapi sırasında yalnız olmadığı ve bu durumların aslında endişe edilecek durumlar olmadığının farkına varır. Anksiyete belirtilerinin köküne iner ve sorunu çözer. Hastanın durumuna göre iki tedavi yöntemi aynı anda kullanılabilir. Hasta doktor ve psikolog tarafından değerlendirilir. Yapılan değerlendirme sonucu kişiye yönelik tedavi uygulanır. Anksiyete belirtileri herkeste farklı şekilde görüldüğü için kişilerin tedavileri de farklılık gösterebilir. Bu nedenle anksiyete belirtileri nelerdir araştırması yaparken mutlaka bir doktor kontrolü de gerekmektedir.

İlginizi çekebilir: Depresyon Nedir? Çeşitleri,Belirtileri,Tedavisi?


Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın


Başa dön tuşu
Kapalı