Amniyosentez Nedir? Nasıl Yapılır?

Amniyosentez Nedir? Nasıl Yapılır?
27.05.2019
310
A+
A-

Gebelik döneminde anne karnına bir iğne yardımı ile girilip bebeği amniyon sıvısından numune alma işlemine amniyosentez denir. Peki amniyosentez neden yapılır? Nasıl uygulanır ve sonuçları hakkında bilgiler vermeye çalışacağız.

Gebelik dönemi anne adaylarının vücutlarında bir çok değişimin söz konusu olduğu bir dönemdir. Bu nedenle fiziksel, psikolojik ve hormonsal açıdan oldukça zorlu bir dönemdir. Bebeğin sağlıklı olması bütün anne ve baba adaylarının en büyük isteğidir. Gebelik döneminde anne ve bebeğin sağlığı açısından gerekli bütün tetkiklerin ve kontrollerin yapılması son derece önem taşımaktadır.

Özellikle gebeliği takip eden doktor bir risk faktöründen şüphe etmişse, önereceği özel testlerin yapılması gerekmektedir. Amniyosentez koromozom anomalilerinde risk görüldüğünde yapılan bir özel tanı testi olarak karşımıza gelmekte.

Amniyosentez Nedir?

Amniyosentez anne karnından bir iğne ile yardımı ile bebeğin suyundan örnek alınma işlemidir. Geçmiş yıllarda amniyosentez anne karnında ki bebeklerin akciğer fonksiyonlarını incelemek ve kan uyuşmazlığı olması halinde bebeğin sarılık miktarını ölçmek için kullanılırdı. Fakat artık günümüzde amniyosentez bebeğin kromozomal yapısı hakkında önemli bilgileri edinmek için kullanılmakta. Ayrıca ameniyosentez uygulması koromozomal incelemenin yanı sıra polihidramnios ismi verilen bebeğin amniyon sıvısının yetersiz olduğu durumlarda tedavi amaçlı uygulanabilmektedir.

Amniyosentez işlemi riskli gebelik durumlarında ve kesinlikle uzman kişilerce uygulanması gereken özel bir uygulamadır. Anne adayı herhangi bir ağrı hissetmeden ve bebek için bir risk oluşmadan işlem tamamlanmaktadır. Yapılan bu işlem sayesinde bebek hakkında önemli veriler elde edilmektedir.

İlginizi çekebilir: Riskli Gebelik Takibi ve Riskli Gebelik Belirtileri

İncelemeye alınan amniyon sıvısının içeriğinde bebeğin çok önemli bilgileri bulunur. Amniyon sıvısının içeriğinde mideden, ağızdan, yutaktan, yemek borusundan ve ciltdinden gelen hücreler bulunmakta olup değerleri bilgilere sahiptirler.

Amniyosentez uygulamasında alınan hücreler özel bir ortamda bekletilerek çoğaltılır. Çoğaltılma işleminin ardından belli bir evrede toplanırlar ve kromozomlara ayrılırlar. Ardından mikroskop yardımı ile kromozom analizi yapılarak değerli bilgiler edinilir.

Amniyosentezde uygulması ile kromozom incelemesinde görüntülenen hücreler direkt olarak bebeğindir bu nedenle bebeğin kromozom yayılımını, özellikleri hakkında detaylı bilgiler içermektedir. Bu nedenle bebeğin olan kromozomlarında var olan sorunların kolaylıkla görülebilir ve aynı zamanda cinsiyet kromozomlarının da analizi ile bebeğin erkek yada kız olduğu da net öğrenilebilmektedir. fakat yasal olarak yal olmadığından ötürü ülkemizde amniyosentez sonrası cinsiyet öğrenmek yasaktır, cinsiyet hakkında herhangi bir açıklama yapılmaz.

Amniyosentez Nasıl Yapılır?

Amniyosentez gebeliğin 16-20. Haftaları arasında yapılmaktadır. Anne adayının karnına ince ve uzun bir iğne ile girilerek ve aynı anda ultrason ile kontrol sağlanarak amniyon kesesinin içerisine girilmektedir. Giriş işleminde sonra yaklaşık 20cc amniyon sıvısı enjektöre çekilir ve genetik laboratuvara gönderilir.

Amniyosentez işlemi cerrahi bir işlem olmasına rağmen herhangi bir anestezi gerektirmez. Ancak bazen amniyosentez öncesinde cilt lokal anestezi kullanılarak hissisleştirilebilir. Fakat amniyosentez zaten bir iğne girişi ile başlayıp tamamlandığından lokal anestezi iğnesine gerek duyulmaz.

İlginizi Çekebilir:  Dış Gebelik Nedenleri ve Tedavisi

Önemli olan nokta amniyosentez öncesinde karın bölgesinin enfeksiyon riskini karşı özel solüsyonlar kullanılarak temizlenmesi ve ciddi oranda steril edilmesi gerekmektedir. Gerekli sterilizasyon işleminden sonra ultrason ile kontrol eşliğinde 20-22 gauge kalınlığa sahip iğne (çok ince bir iğne) ile önce cilt sonra rahim duvarı aşılarak amniyon kesesine girilir ve sıvı alınır. Enjektöre çekilen ilk 2-3cc’lik sıvı incelemeye alınmaz çünkü bu sıvıya annenin karnından hücreler geçmiştir. Ardından toplamda 20cc’e yakın amniyon sıvısı çekilir.

Amniyon sıvısının rengine bakıldığında açık renkte ve berrak olduğu görülür. Fakat bazen bu sıvı kan ile karışabileceğinden rengi bozulabilir. Bu gibi durumların bebek sağlığı yönünden herhangi bir olumsuz etkisi yoktur. Fakat yapılan amniyosentezin doğruluk payında saplamalara neden olabilir.

Gerekli amniyon sıvısı çekildikten sonra bebek ultrason ile kontrol edilir ve iğne çıkartılır. Bu şekilde amniyosentez işlemi son bulmuş olur ve bebeğin değerli bilgilerini içeren sıvı kromozomal araştırma için gönderilir.

Amniyosentez Kimlere Yapılmaktadır?

İleri yaşta hamile kalanlar özellikle 35 yaş ve üzerinde gebe kalan kadınlara üçlü test sonuçlarına gerek kalmadan amniyosentez işlemi uygulanabilir. Çünkü kadının yaşı ilerledikçe kromozom hastalıkları yönünden riskte doğru orantılı şekilde yükselmektedir. Bu nedenle ileri yaşlarda gebe kalan kadınlarda amniyosentez tavsiye edilebilir.

Yaş faktörü dışında kalan kadınlarda ise down sendromu yönünden risk etkenleri olan anne adaylarına da amniyosentez tavsiye edilebilir. Anne adaylarında kromozom hastalıkları yönünden bir risk görülürse bu ikili, üçlü ve dörtlü tarama testleri ile ortaya koyulur. Bu gibi durumlara anne adaylarının yaşına bakılmadan amniyosenteze yönlendirebilirler.

İkili veya üçlü tarama testleri sonucunda risk faktörü görülürse amniyosentez yapılabilir.

Genetik faktörde önemli yer taşımakta olup, yakınlarında yada ailede down sendromulu kişi yada kişilerin olması durumunda anne adayları bilgilendirilmeli ve amniyosentez tavsiye edilmelidir.

Daha önceki hamileliklerinde down sendromlu bebek dünyaya getiren kadınlara önerilmekte olup kesin tanı için amniyosentez istenebilir.

Gebelik dönemde herpes veya Rubella , CMV gibi hastalıkların görünmesi.

Enfeksiyon durumlarında.

Noral tüp defekti durumlarında Alfa fetoprotein ya da asetil kolin esteraz enzim seviye düzeylerini kontrol etmek gerektiğinde.

Cinsel yol ile bulaşan hastalık oluşması durumunda.

Bazı kan hastalıklarının oluşması (Eritroblastosis featalis) gibi.

Bir takım enzim eksikliklerinde örneğin cystunria gibi.

Bir takım fetal anomalilerin tedavi edilmesi gereken durumlar.

Gebeliğin ilk zamanlarında Colchicine isimli ilaç kullanımı. Bu ilaç Akdeniz ateşi hastalığında kullanılmaktadır.

Anne ve baba adayının kesin olarak bebeklerine herhangi bir kromozomal hastalık olmadığını öğrenmek istemesi.

Kan uyuşmazlığı varsa hangi aşamada ve şiddeti ne durumda, durumun ciddiyetinin belirlenmesinde.

İlginizi çekebilir: Hamilelikte cinsel ilişki sırasında ağrı nedenleri

Amniyosentez ile var olan bir kromozom bozukluğunun kesin olarak tanısı konulabilmektedir. Bu yüzden amniyosentez işlemi girişimsel bir tanı testidir. Fakat hiçbir anne adayına, hiçbir hekim kesinlikle amniyosentez yaptırmalısın diye baskı kuruma ve zorlayamaz. Bunun nedeni bazı anne adaylarının bebeği kromozom hastalıkları yönünden risk taşısa dahi gebeliğe sürdürmek istemesidir. Bu gibi durumlarda doktorlar anne adaylarının kararlarına saygı göstererek amniyosentez için zorlamamalıdırlar. Bu nedenle hiçbir doktor amniyosentezin kararını veremez sadece önerebilirler.

İlginizi Çekebilir:  Gebelikte Cips Yemek Zararlı mı?

Az önce bahsedilen durumların dışında kalan özel nedenler ve riskli tablolar için doktor amniyosentez uygulamasını tavsiye edebilir. Ancak kalp anomalileri ve iskelet hastalıklarının araştırılması için amniyosenteze gerek kalmaz bunun için 2. Seviye olan ultrason teknikleri kullanılır.

Bazı anne adayları özellikle ileri yaşta gebe kalanlar yapılan ikili, üçlü, dörtlü tarama testlerinin sonucuna göre amniyosentez uygulamasına karar verebilirler. Bu izlenen yol akıllıca bir yol olabilmektedir. Fakat gözden kaçırılmaması gereken nokta yapılan tarama testleri sonuçları düşük risk gösterse bile kromozom hastalıkları kesin yoktur anlamı taşımaz. Şu da bir gerçektir ki amniyosentez uygulaması bütün hastalıkların tanısını koyamaz. Yapılan amniyosentez down sendromu gibi hastalıkların kesin tanısını koyabilirken, tek gen hastalıklarının tanısında başarılı değildir.

Amniyosentez Riskleri

Bütün cerrahi işlemlerde olduğu gibi amniyosentezin de riskleri vardır ve en başında 200’de bir ihtimal ile bebeğin kayıp edilmesi gelir. Ancak uzman hekimler tarafından bu risk daha da aşağı çekilmektedir.

Cerrahi girişimde kullanılan iğneden bebeğin zarar görme ihtimali bulunur.

Amniyosentez işlemi öncesinde iyi bir sterilizasyon işlemi yapılması şarttır. Aksi taktirde bebeğin enfeksiyon kapma tehlikesi bulunur. İşlemde %0,01 oranında ciddi oranda enfeksiyon riski bulunur. Oluşabilecek enfeksiyon riski iğnenin girişi sırasında bağırsaklarda hasar oluşması veya ciltte oluşan mikropların etkisi ile meydana gelebilmektedir. Bu nedenle amniyosentez işleminde gerekli sterilizasyona önem vermek gerekli.

Amniyosentez işleminden kaynaklı düşük riski olsa da bu risk %1’den daha azdır.

Erken doğum riski de bulunmaktadır.

Suyun erken gelmesi (mebran rüptürü)

Amniyosentez esnasında meydana gelen bir komplikasyon kaynaklı birkaç gün sıvı kaçakları olabilmekte.

Ayrıca amniyosentezin ardından iğne giriş yeri yada vajinadan sıvı gelmesi anne adaylarını tedirgin etmektedir. İğne bir delik açtığı için gebelik kesesinin delindiği kısımdan gelir ve bu gibi durumlarda işlemi yapan hekim kesinlikle haberdar edilmelidir. Sorun birkaç gün içinde kontrollü şekilde son bulur.

Çiftler arasında kan uyuşmazlığı durumu varsa izoimmunizasyon yükselebileceğinden amniyosentezden sonraki 72 saat içinde kan uyuşmazlığı iğnesi uygulanır.

Amniyosentez ardından anne adayları birkaç saatliğine leke şeklinde kanama ve ağrı hissedebilmektedirler.

Amniyosentez işleminin ardından anne adaylarında; yüksek ateş, titreme, kanama, suyun gelmesi ve doğum sancısı şikayetleri görülebilir. Bu tür şikayetlerde acilen doktora gidilmelidir.

Amniyosentez Bebekte Meydana Gelen Bütün Sorunları Tespit Eder mi?

Bu sorunun cevabı hayırdır. Çünkü geliştirilen hiçbir testin ve laboratuvar incelemesi bu kadar gelişmiş ve bu denli olacak sağlayan özelliklere sahip değildir. Amniyosentezin açığa çıkardığı durumlar kromozomal hastalıklardan ve net olarak ortaya koyabilen bir testtir. Kromozom hastalıkları için düzenli doktor kontrolleri ve gerekli testlerin yapılması ile risk faktörü göz önünde bulundurulmalıdır. Anne karnında ki bebeğin kromozom hastalıkları yönünden en büyük riski down sendromudur.

Amniyosentez ile bebekte down sendromu olup olmadığı kesin olarak öğrenilebilmektedir. Anne karnında olan bebekte eğer down sendromu varsa ultrason ile bunu anlamak mümkün değildir.

İlginizi Çekebilir:  Gebelikte İlk Ne Zaman Doktora Gidilmelidir?

Amniyosentez Ne zaman Uygulanır?

Amniyosentez işlemi için en sağlıklı zaman aralığı gebeliğin 16-22. Haftaları arasında olmaktadır. Fakat sıklıkla 17 ile 18. Haftalarda uygulanmaktadır. Çünkü 16. Haftadan daha erken amniyosentez yapılırsa, bebek yönünden bazı risklerin meydana gelmesi daha fazladır.

Eğer 20. Gebelik haftasından sonra amniyosentez yapılırsa, bu seferde yapılan işlemin sonucu 2-3 hafta sürebileceğinden eğer gebelik sonlandırılmak istenirse yasal süreyi geçmiş olmaktadır ve yasalara göre 24. Haftaya kadar gebelikler sonlandırılabilir.

Amniyosentez işlemi öncesinde gebeliğin gidişatı ve bebeğin durumu ayrıntılı olarak incelenmelidir. Bu nedenle bebeğin durumu, gebelik haftası, bebeğin konumu, uygun ve güvenli olan amniyon sıvısı yeri belirlenmesi, bebeğin eşi ve durumu gibi durumlar değerlendirilmelidir. Ayrıca rahimde myom yada yumurtalıklarda kist olup olmadığına da bakılması gerekmektedir. Anne adayının rahmim ağzı uzunluğu kontrol edilerek erken doğum açısından değerlendirilmeli.

Amniyosentez Ağrılı mı?

Hayır amniyosentez ağrılı bir işlem kesinlikle değildir. Amniyosentez yaptırmaya karar veren yada bu konuyu araştıran anne adayları endişe etmesinler. Fakat iğne kullanımı olacağı için her iğne işleminde olduğu üzere küçük bir acı olacaktır ve bu ağrı katlanılamayan bir ağrı türü değildir. Amniyosentez iğnesi ile giriş esnasında anne adayı bir baskı ve hafif batma hissi yaşar, iğnenin çıkış sırasındaysa basınç hissedilir.

Sıklıkla anne adayları amniyosentez iğnesinin uzunluğundan korkmaktalar ve kaygılanmaktalar. İğnenin uzun olması amniyon sıvısına ulaşabilmek adın gereklidir. Çünkü hem cilt duvarı hem de rahim duvarının geçilmesi gerekli sıvıya ulaşabilmek için. Amniyosentez iğnesi diğer enjeksiyon iğnelerinden uzun olsa da, onlardan ince olduğu için ağrı hissi azdır.

Amniyosentez Sonrası İnceleme Aşamasında Hangi Sorunlar İle Karşılaşılır?

Amniyosentez bebeği koromozomal yönden herhangi bir hastalık olup olmadığını anlamak için yapılan bir testtir. Çok düşük bir ihtimalde olsa %1 kadar başarısız olabilir ve sonuç vermeyebilir. Bunun nedeni amniyon sıvısından bulunan bebeğin hücreleri kültür ismi verilen ortamda çoğaltılmaktadır. Eğer bu çoğaltılma esnasında bir sorun oluşursa amniyosentez başarısız olur. Yapılan bütün amnyosentez testlerinde kültürlerin istenilen şekilde çoğaltılmayıp başarısız olma oranı 200’de bir gibi düşük bir ihtimaldir.

Bir başka durumdaysa %0,04’lük bir oranda mozaizm durumu meydana gelebilir. Bu durum; kültürde çoğaltılan hücrelerin bir bölümü normal dışı, bir bölümü normal olarak görülmektedir. Amniyosentez işleminde yaşanan bu sorunlar %1 oranında görülmekte olup, amniyosentezin başarı oranı %99’dur.

Amniyosentez İşleminden Önce Bilinmesi Gerekenler

Amniyosentez ile tanısı konulan hastalıkların herhangi bir tedavisi bulunmamakta. Bu nedenle testin sonucuna göre gebeliğin devam edip etmeyeceği kararı tamamen anne ve baba adayının alacağı karara kalmıştır.

Gebelik sürecinde amniyosentez yaptırma kararı almak gerçekten çok zor bir karar olup, anne ve baba adayını doktor ayrıntılı bilgilendirerek ortak karar almalarını sağlamalıdır.

Amniyosentez işlemi hakkında detaylı şekilde bilgilendirme yapılmaldır.

Amniyosentez sırasında ve sonrasında oluşabilecek bütün komplikasyonlar detaylı şekilde anne ve baba adayına aktarılmalıdır.

Amniyosentez kararı için acele etmemek ve düşünülecek zaman ayırılması önemli olup, anne adayının eşi ile beraber karar vermesi gerekmekte olup, her zaman son söz anne adayınındır.


YORUMLAR